Ana içeriğe atla

D-Smart ve TV sektöründeki gelişmeler

Televizyon sektöründe yaşanan gelişmeleri vakit buldukça yazmaya çalışıyorum. Doğan Grubu'nun D-SMART adıyla tanıttığı, platform işletmeciliği olarak adlandırabileceğimiz hizmetine ilişkin ilk ipuçlarını, Hürriyet Gazetesi'ndeki haberi referans göstererek, 3 Haziran 2006'da sayfamda duyurmuştum. Televizyon yayınını uydu üzerinden izleyen, tahmini bir sayıyla 7 milyon civarındaki, haneler için heyecan verici bir gelişme. Ülkemizde televizyon yayınlarını almak için 3 farklı ortamdan söz edilebilir. Bunlar,
  • Karasal yayın (analog ve yakında sayısal)
  • Uydu (sayısal)
  • Kablo (analog ve yakında sayısal)

Bu üç ortama ek olarak geniş bant TV (IPTV=Internet Protocol Television) ve mobil TV seçeneklerinin de var olduğunu ancak, ülkemizde şu an için yaygın kullanımda olmadıklarını hatırlatayım. Kimi Avrupa ülkelerinde ve ABD'de, bu ortamlardan yapılan yayınlar mevcut. Yakın tarihlerde ülkemizde de örneklerini göreceğimizi düşünüyorum. Bu arada hemen belirtmekte yarar var, Mobiltürk adlı bir şirket GPRS altyapısını kullanarak mobil TV uygulaması yapıyor. Ayrıca, GSM operatörlerinin de cep telefonu üzerinden televizyon servisleri mevcut. Ancak, ülkemizde DVB-H ya da DMB gibi bir teknoloji ile yayın yok.

Uydu, 7 milyona yaklaşığı tahmin edilen kullanıcısıyla önemli bir yer kaplasa bile 20 milyon civarında tahmin edilen hanenin yarısından fazlası analog vericiler kullanarak (çatı anteni) televizyon izliyor. D-SMART ile hem bu 7 milyonun dışında kalan çatı anteni sahipleri hem de mevcut uydu alıcısı sahipleri hedeflenmiş.

Doğan Grubu, elindeki kanallara ek olarak uydu üzerinde tematik (konulu) kanallarla platform işletmeciliği yapmaya hazırlandığını göstermişti. Yaptıkları açıklamalardan (19 Ocak Hürriyet ve 22 Ocak Kelebek eki) anlaşılan NDS ile iş birliğinde hazırlanacak özel kutuları alanlar D-SMART paketini izleme şansına kavuşacaklar. Yapılan açıklamalarda benim için en dikkat çekici olanı etkileşimli tv uygulamalarının da bu üründe sunulacak olması. Bu yolla, televizyonun tek yönlü yüzü değişmiş olacak. Ayrıca, iyi organize edilmiş, hızlı yüklenen bir program rehberi (EPG=Electronic Program Guide) ve ileride sunulacağını düşündüğüm kayıt özellikli alıcılar (PVR=Personal Video Recorder) sayesinde televizyon izleme alışkanlığını değiştirecek hizmetler sunulacak gibi. Kutu ücreti dışında abonelik sistemi olmayacak deniyor yapılan açıklamalarda. Ancak, öde-izle (PPV=Pay per view) gibi ek hizmetler elbette ücretli sağlanacak.

Yorumlar

kaansal dedi ki…
arama motorunda yazdigim anahtar kelimelerin bir cogunda senin sayfana ulasiyor olmam bir sihir mi, yoksa her firsatta belirttigim turklerin internete olan katkilarinin ne derece az olduguna iliskin bir kanit mi???

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…