bir kez daha sayısal karasal televizyon

Barselona yayın kulesiTibidabo Barselona
Bu konu üzerine blogda bugüne kadar 99 yazı yazdım. Yüzüncü yazıda ilk 99 yazıda savunduğum herşeyi bir kez daha mı düşünsek diyorum. Fazla merakta bırakmadan başlayayım derdimi anlatmaya:
İlk 99 yazıyı okumanızı beklemediğim için kısacık bir özet geçeyim. Daha kolay okunacağını umarak maddeler halinde yazayım dedim.
Konu neydi?
Karasal ortamda, yani çatımızdaki "kılçık" anten ya da televizyonlarımızın üzerindeki "tavşan kulağı" anten ile aldığımız, televizyon yayınlarının yeni teknolojiye uygun hale getirilmesi. Teknik ifadesiyle analog karasal televizyon yayınlarının sayısallaştırılması. 
Neden böyle bir şeye gerek duyuldu?
İki nedeni var. Öncelikle televizyon yayınlarının kalitesi arttı. Daha net görüntüler, daha büyük ekranlarda izlenebilecek kadar net görüntüler ve daha daha büyük ekranlarda daha daha ayrıntılı renklerin izlenebileceği kadar net görüntüler. Teknik ifadesi ile PAL yayınlar önce standart definition (SD), ardından high definition (HD) ve son olarak Ultra High Definition (UHD ya da UHD 4K) haline döndü. Bu yüksek kaliteli içeriği iletebilmek için "kıt kaynak" olan frekansı daha verimli kullanmak gerekliydi. 
İkinci neden gene bu "kıt kaynak" frekans ile ilgili. Mobil iletişim teknolojisindeki gelişmeler ve artan frekans ihtiyacı, analog televizyon yayınlarının kullanmakta olduğu UHF bandını talep etmeye başladı. Bandın üst bölümünden kırpmalar yaşandı bile. 2023 yılında düzenlenecek WRC toplantısında 470 - 960 MHz bandının tümünün yeniden değerlendirilmesine karar verildi (Konu ile ilgili bir yazı yayınlamıştım Temmuz 2016'da)
Ne önerildi?
Dünyanın farklı coğrafyalarında farklılık olsa bile, özünde analog karasal yayınların "sayısallaştırılması" önerildi. Bizi ilgilendiren Avrupa coğrafyasında DVB-T MPEG2 sıkıştırma ile başlayan sayısallaştırma süreci, DVB-T2 MPEG4'e ve son olarak DVB-T2 HEVC'ye evrildi. Bugün için Avrupa çapında sayısal karasal televizyon şebekesini kurmamış tek ülkeyiz, eğer yanlış bilmiyorsam.
Gaudi'nin eserlerinden
yazı çok renksizdi :)
Peki biz neden yapmadık?
Sorunun kısa bir yanıtı yok. Epey maceralı bir tarihi var ülkemizde sayısal karasal televizyon yayıncılığının. Konu ile ilgili zamanında Elektrik Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen ve benim de Odamız adına konuşmacı olduğum 19 Nisan 2013 tarihli panelde ve 26 Aralık 2013 tarihli çalıştayın birinci ve ikinci oturumlarında uzun uzun tartışmıştık.
Bugün ne değişti?
Gelelim 100. yazının konusunda. Aslında "bugün" için değişen bir şey yok. Ancak "yakın gelecek" için söylenecek çok şey var. Tüm iletişim sistemlerini etkileyecek o oyunu değiştirecek olan, daha afilli ifadesiyle: "GAME CHANGER", yakında gelecek: 5G.
Ülkemizde 4,5 G olarak tanıtılan LTE Advanced, hatta ondan önce 3G zamanlarında bile var olan bir özellik, MBMS, ya da gelişmiş sürümü ile eMBMS, 5G'de bambaşka şekle girmeye namzet. 
bu Gaudi'nin değil
Nedir bu eMBMS?
En basit anlatımıyla mobil iletişim şebekesinin tek noktadan çok noktaya yayın yapabilir şekilde kullanılmasına olanak veren teknoloji diyebiliriz. Malum bu mobil şebeke, özünde noktadan noktaya iletişim için kullanılıyor. Oysa "broadcast"te bize noktadan (vericiden) çok noktaya (dinleyici-izleyici) iletişim gerekli. Bu sayede kullanıcı sayısından bağımsız olarak her talep edene hizmet ulaştırılabiliyor. 3 ve 4G'de stadyumlarda dahili yayınlar gibi uygulamaları bulunan eMBMS, 5 G şebekesinde tüm sayısal karasal yayınları (radyo ve televizyon) taşıyabilir şekilde tasarlanmaya açık gibi duruyor. Konuyla ilgili 2015 tarihli bir yazıma da göz atabilirsiniz
Teknolojik fırsat penceresi
Yazıyı buraya kadar okuduysanız müjde, bitmesine çok az kaldı :) Teknolojik fırsat penceresi iktisattan bir terim. Ülkeler arasında gelişmişlik farkı, kimi durumlarda az gelişmiş olan ülkenin lehine durumlar yaratabiliyor. Bu gibi durumlarda az gelişmiş ülke, bu farkı kapatmak için bir "pencere" açmış oluyor. İşte halihazırda karasal yayın iletimi konusunda teknolojik fırsat penceresini yakalamış olabiliriz. Avrupa'nın bir çok ülkesinde karasal televizyon iletimi için hem DVB-T hem DVB-T2 şebekeleri kuruldu. Karasal radyo dağıtımı için ise FM'in yanında kimi ülkelerde DAB, kimisinde DAB+, Birleşik Krallık'ta ise hem DAB hem DAB+ şebekeleri kuruldu. Elbette bu şebekelerin bir ekonomik ömürleri var. Bu şebekelerden yayın alan milyonlarca insan var ve onların bu yayınları alabilmek için harcadığı milyarlar var. Oysa ülkemin böyle bir derdi yok. Ne televizyonda ne radyoda sayısal karasal şebekemiz var. Sadece deneme amaçlı yapılan bir kaç yayın mevcut. Bu durumda 5G ile karasal sayısal yayıncılığa geçişin önündeki "mevcut şebekelerin ekonomik ömürleri" sorumuz da yok! Bundan güzel teknolojik fırsat penceresi mi olur?

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Selam Özgür Bey,

Bu yazınızda 2015 tarihli eMBMS yazınıza gönderme yapmışsınız. Ancak eMBMS yazınızda, İngilizce açıklamaları saymazsak Türkçe doyurucu hiç bir açıklama yok.
Bu mesajı yazmama sebep; gerçekten de sayısal yayıncılığın ülkemizde gecikmiş olması, en son teknolojiyi kullanmak adına, fırsatı da beraberinde getirdi.

Hasılı; eMBMS konusunda Türkçe doyurucu açıklamalar yaparsanız memnun oluruz.

Bir de aynı açıklamaları şurada da yaparsanız, yazılarınızdan daha çok kişi yararlanabilir ; _https://forum.donanimhaber.com/dvb-t-dvb-t2-ana-konu--44270266-55

İlginiz için şimdiden teşekkürler.
Unknown dedi ki…
Kıymetli yorumunuz için teşekkür ederim. eMBMS ile ilgili Türkçe açıklamalar yayınlamak isterdim. Ancak bu konudaki bilgim böylesi açıklamalar yapmak için yeterli değil. Sayısal karasal televizyon yayıncılığı konusunda çalışırken eMBMS'in (LTE günlerinden kalan bu teknoloji 5G'de nasıl ele alınacak tam netleşmiş değil) bir seçenek oluşturabileceğini düşündük. İlgili, yetkili yerlere konuyu aktardık.
Forum Donanım Haber, benim de başvurduğum kaynaklardan bir tanesi. Yazılarımı paylaşmanızda hiçbir sakınca yok. Ancak, ben forum ortamında pek yazmak istemiyorum. Kendimce sebeplerim var, belki bu konu üzerine ayrı bir blog yazısı yayınlarım.
Hülasa, 5G / eMBMS konularında daha doyurucu bilgiler edinirsem mutluluk ile paylaşacağım.
İlginiz ve yorumunuz için tekrar teşekkürler
Adsız dedi ki…
Bir önceki mesajımı gönderdikten sonra, Google'da araştırma yaparken, şöyle bir kaynak buldum ;
http://iftv.org/Content/files/Sunum/Murat%20Kuran.pdf

Bu kaynağa göre Kule A.Ş. İstanbul Çamlıca kulesi için, DVB-T2 ekipmanlarına yatırım yapmış görünüyor.

Ekipman edinimlerini dikkate aldığımızda, ülkemizde sayısal yayıncılığın DVB-T2 olarak başlayacağı izlenimi edindim.
Unknown dedi ki…
Murat Bey'in sunumunu yerinde izlemiştim. Zaten RTÜK 23 Aralık 2018 tarihinde ihale yönetmeliği yayınlayarak DVB-T2 olacağını resmi olarak ilan etti. Bu tercih doğru müdür sorusu bence hâlen tartışmalı...
Adsız dedi ki…
Bence DVB-T2 tercihi doğru. Şöyle ki; ekipman olarak DVB-T2 ekipmanları bütün dünya ülkelerinde yürürlükte ve etkin olarak kullanılmaktadır.

Oysa eMBMS ekipmanları ile sayısal karasal yayın yapılması mümkün olsa da, uygulamada örneklerini( yani, hangi ülkelerde kurulu olduğunu ) görememekteyiz. Dolayısıyla endüstriyel ürün olarak standartlaşmış ekipman, cihaz vs temini de sıkıntısı olacaktır.

Gerçi, ülkemizde DVB-T2 devreye alınsa bile, mobil şebekeler üzerinden sayısal karasal yayın yapılması gelecekte halen mümkün olabilecektir diye değerlendirmekteyim. Şöyle ki; ulaştırma bakanının açıkladığı üzere, 5G ekipmanları ülkemizde üretilmektedir. Yani, kullanılan teknoloji yada sistemin üreticisi olmamız, diğer yayın tekniklerini kullanma konusunda ülkemize esneklik sağlayacaktır. En azından DVB-T2'nin masraflı olduğu dağlık şehirlerimizde mobil şebeke ekipmanları kullanılarak karasal sayısal yayının deneneceğini tahmin etmekteyim.
Adsız dedi ki…
EBU; karasal yayınların 5G üzerinden iletimi hakkında teknik bilgi dokümanı yayınlamış ;
https://tech.ebu.ch/docs/techreview/EBU_Tech_Review_2019_Lombardo_Cost_analysis_of_orchestrated_5G_networks_for_broadcasting.pdf

Dokümanı biraz inceledim. EBU, Avrupa ülkelerine, karasal yayınların DVB-T2 modülasyonundan sonra, 5G şebekesinden üzerinden yapılması gerektiğini tavsiye etmiş.

Takip edebildiğim kadarıyla, örneğin Almanya; dijital karasal yayınlara önce DVB-T ile başladı ve ikinci adım olarak DVB-T2 'ye geçmişti. Almanya'nın bir sonraki adımı, sanırım 5G üzerinden yayın yapmak olacaktır diye değerlendirmekteyim.

Sonuç olarak; Avrupa ülkeleri de, dijital karasal yayın sistemlerini kullanırken, geçiş yapacağı teknoloji düzeyine, zamanı geldikçe geçiş yapıyor.
Özgür Coşar dedi ki…
yorumlar ve çıkarımlar son derece başarılı. AB üyesi ülkeler, özellikle AB çekirdeğindeki ülkeler adım adım ilerliyor. Yazdığınız gibi DVB-T ile başlayan DTT macerası DVB-T2 ile sürüyor ve gidişat 5G olacak gibi görünüyor. Aslında büyük olasılıkla T2 + 5G gibi hibrit bir şebeke kullanılacak. Burada o ülkelerle bizi ayıran en önemli fark, ülkemizde mevcut DTT şebeke yatırımının hiç var olmaması. Yani onlar mevcut şebekenin kurulum maliyeti gibi bir kalemi de değerlendirmek durumundayken, bizim öyle bir derdimiz yok. EBU'nun bahsettiğiniz raporunda maliyet analizinde, DTT şebekesi kurulum kalemi diye bir şey yok mesela. Oysa, aynı analizi ülkemiz için yaptığınızda böyle bir maliyeti hesaba katmanız gerekiyor.
Kısacası, günün sonunda, bizde de DVB-T2 HEVC ve 5G ile hibrit bir şebeke en makul çözüm gibi görünüyor. DVB-T2'yi kırsalda ve 5G'nin pahalı dağıtık yapılarda kullanmak daha ekonomik olacak.
Ankara'daysanız tanışalım ozgurcosar@gmail.com
Korecan dedi ki…
DVB-T2 vericisinin uzun menzil avantajı, 5G vericilerde var mı? Ayrıca 5G de (mobil paketlerdeki kota sınır muhabbeti) sorunu olacak mı?
Unknown dedi ki…
5G, farklı frekans bantlarında çalışacak. High Power High Tower olarak adlandırılan, bugün için TV yayını iletimi için kullanılmakta olan UHF bandına inildiğinde geniş alan kapsaması yapılabilecek.Daha ayrıntılı bir anlatımı önümüzdeki hafta bloğa eklemeyi umuyorum. Kota ise iş modeline ve düzenleyici-denetleyici kuruluşun kararına bağlı. Okuduğum makalelerde 5G üzerinden "Broadcast" olarak yayın iletildiği durumlarda kota hesabı yapılmadığı yazıyor.

bunlar da ilginizi çekebilir

İkiz bebekle tatile çıkacaklara öneriler

Anıttepe, sokaklar, anlamlar

Orfoz Restaurant / Eymir Gölü - ANKARA

Saklıbahçe Restaurant / Çamlıbel Köyü - Güre - Edremit - Balıkesir

Ruh Üşümesi / Adalet Ağaoğlu

Eymir gölü yolunda keyifli bir mekan: Özgür Bahçe

İttihat ve Terakki Anılarım / İbrahim TEMO

5G ve Yayıncılık

Tele Metin (Teletext)