Ana içeriğe atla

LTE ve Yayıncılık

 Yazıyı okumak için tıklayabilirsiniz...
Elektrik Mühendisleri Odası'nın yayınladığı Elektrik Mühendisliği Dergisi'nin son sayısında, yeni mobil şebekenin karasal televizyon yayıncılığı ile ilişkisini irdeleyen bir yazım yer alıyor. 

Yazıma aşağıdaki bağlantıdan erişebilirsiniz. Yazıda, ülkemizde henüz tamamlan(a)mamış frekans tahsis ihaleleri nedeniyle, karasal sayısal televizyon yayınlarının bulunmaması bir tehdit mi yoksa fırsat mı sorusunun yanıtını aradım. Bence bu soruyu birlikte aramaya devam etmeliyiz. Yanıtı o kadar kolay değil. Elbette, kimin için fırsat olduğu da ayrı bir soru! 

Yazının bağlantısı:

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Siz olaya "Gezgin iletişim hizmetleri" ve devlet açısından bakmışsınız. Yani gelir elde etme, işin özeti "PARA".

Bence DVB-T2 mutlaka olmalı. Biraz da vatandaşın çıkarını düşünmek lazım. Devlet vatandaşına ücretsiz bu hizmeti sunmalı.

Yoksa operatörlerin LTE üzerinden paralı TV yayınına muhtaç kalırız.
Özgür Coşar dedi ki…
Kıymetli yorumunuz için teşekkür ediyorum. Sayısal karasal yayıncılık konusunda blogumda 100 tane yazı var. Siz, haklı olarak, bu yazı bağlamında yukarıdaki yorumda bulunmuşsunuz. Yazımı yeniden okuyunca amacım bu olmasa bile, meseleye sadece gelir elde etme açısından yaklaştığım gibi, hiç istemediğim bir görüntü oluşmuş.
Sizin de belirttiğiniz gibi yayıncılığın kamusal bir hizmet olarak sürmesi adına DVB-T2'nin kurulması önemli.
Saygılarımla,

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…