Ana içeriğe atla

Avrupa futbol şampiyonasını kim kazanır?

Paris, 2014
Bir hafta süren anket tamamlandığında, henüz gruplarda ilk iki maç bitmişti. Gruplardan çıkmayı garantileyen takımlar belli olsa bile, son 16'ya kimlerin kalacağı net değildi henüz. Ankette en çok oyu Almanya aldı. Fransa, İspanya ve Türkiye ise eşit sayıda oy aldılar.
Bakalım, Fransa 2016'yı kim kazanacak...
17 Haziran 2016 saat 5.20 itibariyle Almanya'ya 3 oy gelmiş. Türkiye, Fransa ve İspanya için ise birer oy var. Kimbilir belki Galler şampiyon olur. Anketin tamamlanması için iki gün kaldı. Halen oy kullanabilir, oyunuzu değiştirebilirsiniz...
Anketin ardından Taylan KARA'nın değişik isimli, değişik romanı "Cölanj" üzerine bir not yayınlayacağım.
Sorumuz Avrupa futbol şampiyonasında kimin şampiyon olacağı. Ben dört artı bir aday sunuyorum. Adaylardan üç tanesi, kupayı kazanabileceğini düşündüğüm takımlardan, dördüncüsü gönlüm şampiyonu ve neden olmasın :) son takım ise bu dördün dışında bir takım şampiyon olur diyenler için. Açık uçlu soru yok çünkü...

Anket, bir hafta kalacak yanıtlarınız için. Arada hatırlatacağım sizlere. Bu bir hafta boyunca başka yazı yayınlamayacağım. 

Arada, bu yazıyı güncelleyerek ankette son durumdan haberdar edeceğim. 

Seçenekler şöyle:
Almanya
Fransa
İspanya
Türkiye
başka bir ülke

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

bir kez daha sayısal karasal televizyon

Bu konu üzerine blogda bugüne kadar 99 yazı yazdım. Yüzüncü yazıda ilk 99 yazıda savunduğum herşeyi bir kez daha mı düşünsek diyorum. Fazla merakta bırakmadan başlayayım derdimi anlatmaya: İlk 99 yazıyı okumanızı beklemediğim için kısacık bir özet geçeyim. Daha kolay okunacağını umarak maddeler halinde yazayım dedim. Konu neydi? Karasal ortamda, yani çatımızdaki "kılçık" anten ya da televizyonlarımızın üzerindeki "tavşan kulağı" anten ile aldığımız, televizyon yayınlarının yeni teknolojiye uygun hale getirilmesi. Teknik ifadesiyle analog karasal televizyon yayınlarının sayısallaştırılması.  Neden böyle bir şeye gerek duyuldu? İki nedeni var. Öncelikle televizyon yayınlarının kalitesi arttı. Daha net görüntüler, daha büyük ekranlarda izlenebilecek kadar net görüntüler ve daha daha büyük ekranlarda daha daha ayrıntılı renklerin izlenebileceği kadar net görüntüler. Teknik ifadesi ile PAL yayınlar önce standart definition (SD), ardından high definition (HD) ve son olarak Ul…

Ruh Üşümesi / Adalet Ağaoğlu

Üç cilt halinde yayınladığı anılarını okuyup, yazdıklarının hiç birini okumamış olmam garip bir durumdu. Geç de olsa Ağaoğlu'nun romanlarından bir tanesini okudum. İlk baskısı 1991 yılında İletişim Yayınları'ndan çıkmış. Benim okuduğum Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'ndan, Nisan 2007 tarihli 11. baskısıydı. 119 sayfalık roman, yazar tarafından "Oda Romanı" olarak tanımlanmış.
Öğlen yemeğini kalabalık bir lokantada yemeğe niyetli, birbirini tanımayan, kalabalık yüzünden aynı masayı paylaşmak durumunda kalan kadın ile erkeğin hikayesi Ruh Üşümesi. Bir iki saat içinde yaşanıyor her şey. Elbette kahramanların hayal dünyalarının zamanını hesaba katmazsak. Farklı bir teknik denemiş Ağaoğlu bu romanı kaleme almaya karar verdiğinde. Okuması, klasik roman akışına alışmışlar için biraz zorlayıcı. İşin doğrusu bu romanı ilk yayınlandığında edinmiş ama bir türlü ilerleyemeyip bırakmıştım. Okuyucusundan dikkat isteyen romanlardan. Romanın bölümlerine klasik müzik eserleri …