Ana içeriğe atla

Yakın tarih okumaları

Paris, 2013
Bu başlık pek açıklayıcı olmadı aslında. "Yakın tarih" ne demek? Ne kadar yakın ve neye yakın? Bahsettiğim ülkemizin kuruluş süreci ve öncesini içeren, hepi topu 60 yıllık bir zaman dilimi aslında. 1876 ile başlayıp 1936 ile biten bir tarih kesiti. Bu 60 yılı öğrenmeye çalışıyorum son bir kaç senedir. Öyle görünüyor ki bu süreci anlatan kitapları okumam daha bir kaç yılımı alacak. Ardından tüm okuduklarımdan çıkardıklarımı bir çalışmada değerlendirmek istiyorum. 

1876 - 1936 arası, sadece Türkiye Cumhuriyeti açısından değil, tüm dünya açısından büyük dönüşümlerin yaşandığı bir tarih kesiti. Bir çok imparatorluk yerini onlarca devlete bırakmış. Avusturya Macaristan, Osmanlı ve Rusya imparatorlukları tarihe karışırken, Afrika, Asya ve Balkanlarda yeni devletler kurulmuş. Ortadoğu'da ve dünyanın bir çok başka bölgesinde haritalar yeniden çizilmiş. 

Yaşadığımız ülkemizin tarihsel mirasını üstlendiği Osmanlı İmparatorluğu'nda büyük dönüşümlerin başladığı yıl 1876 bir yerde. Islahat Fermanı adlı belgenin yayınlanmasının tarihi. 1789 Fransız Devrimi etkileri belki de böyle bir fermanın yayınlanmasına yol açan. Geçenlerde okumaya başladığım ve yakında blogda bir değerlendirme notuyla sizlerle de paylaşacağım bir kitap, tüm sürece bambaşka bir gözle bakıyor. Biraz komplo teorisi, biraz zorlama yorumlara yer verilmiş olsa bile, olaylara farklı boyutlardan farklı cephelerden bakmak adına ilginç bir eser. 
Bu arada, unutmadan ekleyeyim; benim gibi tarihe meraklıysanız Türk Tarih Kurumu'nun yayınları ilginizi çekebilir. Ankara'da yaşıyorsanız, Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesinin yanından Ankara Tıp ve Yüksek İhtisas Hastanelerine doğru giden bir sokak vardır. O sokaktan ilerlediğinizde taksi durağının yanından Numune hastanesine doğru giden sokağın üzerinde Türk Tarih Kurumu yayın satış bürosu. Kitaplarda %40 indirim yapıyorlar. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…