Ana içeriğe atla

Memduh Şevket Esendal'dan okuduğum ilk eser: Otlakçı

Yazının başlığında bir mana gizli :) İlk eser, son olmayacak gibi geliyor bana anlamına geliyor. Memduh Şevket, dönemdaşları gibi İttihat Terakki'nin içinde yer almış, ilginç hayat öyküsüyle etkileyici bir karakter. Öyküleri ve romanlarıyla da döneminin öncülerinden sayılır. Benim okuduğum Bilgi Yayınevi'nin Temmuz 1983 tarihli üçüncü baskısıydı. 

Otlakçı, hem kitabın hem de kitap içindeki bir öykünün adı. Kapak görselinden de anlaşılacağı gibi bir otlakçının öyküsü. Dili çok yalın Memduh Şevket'in. Öyle süslü betimlemeler, uzun ağdalı cümleler yok. Karakterleri tanıtırken, oyun metni gibi kısacık cümleler, kimi kez kelimeler ile yetinilmiş. Öykülerin tarihlerinin çoğunlukla 1920'ler olduğunu görünce insan çekiniyor haliyle. Günlük dil değişmiştir, anlaşılmaz ifadeler yer alıyordur diye düşünüyor. Oysa metinde bir sadeleştirmeye falan gidilmeden olduğu gibi yayınlanmış ve son derece anlaşılır her şey. Bir öyküde kasıtlı olarak ağdalı bir dil kullanılmış, karakterlerden birisinin böyle bir dil kullanması gerekmiş. Özellikle o öykü için, kitabın sonundaki açıklamalar bölümüne bakmak iyi oluyor. 

Toplam 214 sayfa dan oluşan bir eser. Öykülerden önce Memduh Şevket ile ilgili iki makaleye de yer verilmiş. Bunlar hem dönemi hem Memduh Şevket'i anlamamıza yardımcı olan metinler. 

Ayaşlı ve Kiracıları kütüphanemizde uzunca süredir duruyor neyse ki. İlk fırsatta romanı okumayı istiyorum. Kısmet...

Yorumlar

Caner Ercan dedi ki…
Kıymetli Özgür bey,İnsan Bu'da çıkan haber sonrası sitenizden haberdar ve ilgiyle takip eder oldum.Hatta Kaan bey ile yaptığınız sohbet ile ilgili bir yorum da yapmıştım.Devamı dileğiyle.Saygılar,selamlar.Caner Ercan










































































Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…