Çarşamba, Eylül 16, 2015

Leiden

Dünyada üç tane büyük yayıncılık etkinliği gerçekleşiyor birincisi NAB, Las Vegas'ta senenin ilk etkinliği. Singapur'daki Broadcast Asia, haziran gibi yani yılın ikinci çeyreğinin sonlarında. Son etkinlik ise IBC, ki Amsterdam'da Eylül'ün ikinci haftası gerçekleşiyor.


IBC'ye her yıl dünyanın dört bir yanından insanlar geliyor. Hal böyle olunca, otel fiyatları tavan yapıyor. IBC zamanında Amsterdam'da küçücük odalı, otelden başka herşeye benzeyen ucubelerin bile gecelik fiyatı 200 €'ya çıkabiliyor. Eli yüzü düzgün oteller için ise 250 € ve üzerini düşünmek şart. 

Kalp, yalnız bir avcıdır diyor kitapçıda


Bu uzun girişin yazının başlığı ile ilişkisini kuramayanlar olmuştur. Hemen anlatayım, Leiden Hollanda'nın en eski kentlerinden birisi. Tarihi 1500'lere kadar gidiyor. Hollanda'nın ilk üniversitesi de Leiden'da kurulmuş. Binalar 1500 - 1600'lerde inşaa edilmiş ve öylece kalmış. Bu anlamda bizim müteahhitlere düşecek epey iş var. O Leiden'ın bir ucundan girip kutu gibi 50 katlı binaları dikerlerdi 50 kez. Ama işte bu Hollanda'lıların kafası biraz farklı çalışıyor. Leiden ile Amsterdam arası 40-50 km. Leiden, Den Haag ve Rotterdam yolu üzerinde. Den Haag'a çok daha yakın. Bu arada Den Haag'da ne ola ki derseniz, bizim Lahey diye bildiğimiz kent. Bir kıymetli dostumun söylediğinden öğrendiğime göre Den Haag'ın adı Fransızca'da La Haye imiş. Muhtemelen taa Jön Türkler zamanından beri biz Den Haag'a Lahey diyoruz. 


Leiden, kanalların ortasına kurulmuş, ya da kentin etrafını kanallarla çevirmişler. Muhtemelen ikincisi daha doğru oldu. Kentin eski yerleşimini çevreleyen kanallar var. Bunlar, kent içine de giriyor. Ancak ne koku ne sinek. Sinek, havanın yeterince sıcak olmadığından çıkmıyormuş. 

Bisiklet parkı Leiden merkez garının hemen önünde

Den Haag ve Rotterdam'a hatta Utrecht'e giden çoktur. Ancak en az Den Haag kadar güzel ve sunacak çok şeyi olan Leiden'ı bilen, gören pek yok. Hayatının bir bölümünü Hollanda'da geçirmiş bir arkadaşım da "o kadar geçtim trenle bir kez merak edip de inmedim" demişti. Öğrenci kenti olunca gece bitmiyor Leiden'da. Fuardan çıkıp iş yemekleri derken Leiden'a dönüşüm kimi kez geceyarısından sonrayı buldu. O saatte kent merkezinde "kızlı erkekli" ya da tek başına kızlar, özgürce dolaşıyorlardı. Sabah 4'e kadar açık kebapçılar, kafeler ve barlarla gecesi gündüz gibi hareketliydi. 

Hiç yorum yok: