Ana içeriğe atla

BTK pazar verilerine göre PayTV'de paylar

Belirli bir ücret karşılığında alınan televizyon hizmeti olarak adlandırabiliriz PayTV'yi. PayTV payları iki açıdan önemli. Hem pazardaki oyuncuların birbiriyle mücadelesini gözler önüne seriyor. Hem de PayTV / FTA (Free To Air: Ücretsiz olarak sunulan) yayınların oranını gösteriyor. Bir bakıma pazarın toplam büyüklüğü hakkında fikir veriyor. 

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu'nun  (BTK) Mayıs 2015'te açıkladığı pazar verilerine göre 2015 yılının ilk çeyreğinde ücret ödeyerek televizyon yayınına ulaşan toplam 5.500.000'e yakın abone bulunuyor (tam sayı 5.440.775). Ülkemizde hane sayısı 20 milyon kabul ediliyor. Buna göre PayTV abonesi sadece %27. 
Yukarıdaki grafikte ise PayTV abonelerinin uydu ve kablo olarak dağılımı var. Burada IPTV hizmeti de kablo olarak hesaplandı. Sonuçta o da kablo üzerinden iletiliyor ve RTÜK düzenlemelerinde aynı yönetmelik hükümlerine tabi. KabloTV aboneleri sayısal ve analog olmak üzere ikiye ayrılıyor. Bir önceki grafikte (PayTV payları) KabloTV'nin analog abonelerinin sayısını dikkate aldım. Burada ise sayısal abonelerin sayısını kullandım. Eğer analog KabloTV  abone sayısı kullanılırsa oranlar % 74'e % 26 oluyor. Yani aslında pek bir şey değişmiyor. Bu grafikte de şaşırtıcı bir durum yok. Ülkemizde kablo üzerinden yayına ulaşmak pek yaygın değil. Nedenleri üzerine doktora olmasa bile sağlam bir yüksek lisans tezi çıkartılır. 

Son grafik PayTV abonesi olan şirketlerin genel içindeki paylarını gösteriyor. Burada KabloTV olarak gene analog abone sayısını kullandım. Buna göre Digitürk açık ara pazar lideri görünüyor. DSmart ikinci durumda olsa bile aralarında 15 puan fark var. IPTV hizmeti sunan iki şirket (Türk Telekom:Tivibu ve Turkcell Superonline:Turkcell TV) henüz emekleme aşamasında. Aslında Tivibu için işler pek parlak değil. Lansmanının yapıldığı etkinliğe katılalı epey yıl oldu. Kayda değer bir başarı sağlanamadı. Turkcell TV ise hızlı adımlarla ilerliyor. %0 olarak görülen Filbox sektörün en yenisi. Uydu üzerinden hizmet sunuyor. 
RTÜK düzenlemeleri gereği PayTV'nin itici güçlerinden birisi olan yetişkinlere yönelik içerik sunmak pek olanaklı değil. Premium içeriklerden dizilerde ise korsan sitelerin hakimiyeti var. Hal böyle olunca PayTV'de pazarı futbol maçları naklen yayın hakları belirliyor. Digitürk'te Süper Lig, DSmart'ta Avrupa kupaları yayın hakları üzerinden abone sayısını arttırmaya çalışıyor. Bugün gazetelere yansıyan bir habere göre Digitürk satılmış. Umarım ülkemiz için hayırlı olur.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…