Ana içeriğe atla

Sayısal karasal televizyon: dağıtım şirketi

Yazı dizisini yarıladım. Bu yazının başlığı olarak dağıtım şirketi ismini seçtiysem bile aslında daha çok süreci irdeleyeceğim. Malum üç farklı kapsama alanına göre yayın lisansları dağıtıldı: Ulusal, bölgesel ve yerel. Yayınların izleyiciye ulaştırılması için izlenecek yol belli ve net. Yayıncı kuruluştan izleyicinin evine kadar bu süreci izlersek, diyelim ki Sadeceozgur adlı bir kanalımız var.:
Sadeceozgur kanalının yayın merkezinden multipleks işletmecisine teslim edilecek yayın, buradan verici tesis ve işletim şirketine ulaştırılacak. Verici tesis ve işletim şirketi, multipleks işletmecisinden aldığı yayını, Sadeceozgur kanalının yayın lisansına uygun verici kulelerine ulaştıracak ve oradan yapılacak yayın izleyicilerin evlerine gelmiş olacak. 
Demek ki yayın, iki işletmeciden geçecek. Bunlardan birisi multipleks işletmecisi, diğeri verici tesis ve işletim şirketi. Gerek 6112 sayılı yasa gerekse yasaya uyumlu çıkartılan yönetmeliklerde verici tesis ve işletim şirketinin multipleks işletmecisi de olabileceği sonucu çıkartılabilir. Verici tesis ve işletim şirketinin tek olması şartı varken, aynı şart multipleks işletmecisi için konulmamış. Yani birden fazla işletmeci (multipleks için) olabilir. 
Yukarıdaki örnekten devam edersek Sadeceozgur kanalının yayınını multipleks işletmecisine nasıl ulaştıracağı konusunda iki, üç seçeneği olduğunu söyleyebiliriz. Ya uydu ya karasal linkler ya da kablo (IP). Multipleks operatörü yayıncılardan toplayacağı yayınları multipleks haline getirip verici tesis ve işletim şirketine teslim edecek. Bu bağlantının nasıl yapılacağı konusunda da aynı seçenekler var. En optimum çözüm büyük kent merkezlerindeki verici kulelerine fiber optik kablolar üzerinden ulaşmak, ülke geneli için ise uydu iletimini kullanmak gibi görünüyor. Burada kararı verirken uydu kapasite kirası ile fiber optik kablonun kirasını karşılaştırmak şart. Tabii bir de verici kulelerinin olduğu yerlerde fiber optik kablo var mı? Yoksa bunu sağlamanın bedeli nedir? sorularının da yanıtlanması gerekiyor. 
Dağıtım konusunda bir diğer problem farklı illerde / bölgelerde farklı kanalların yayınlanacak olmasında. Ayrı ayrı paketlerin oluşturulması çok maliyetli olacaktır. Bunun yerine DVB-T2'nin multi PLP özelliğinden yararlanarak verici kulesinde transpose stream'de değişiklikler yapmak bir alternatif olabilir. Bu konuda ilginç sunumlar izledim. Rusya ve Güney Afrika ülkelerinde benzer bir çözüm kullanılmış. Elbette her çözümde olduğu gibi bu durumda da bir sefa görünürken, bir cefaya katlanmanız gerekiyor. Cefa, her kulede gateway olarak adlandırılan bir cihazın kurulması ihtiyacı. Hem maliyet hem işletme / bakım zorlukları, multi PLP çözümünün sıkıntıları. 
Dağıtımın nasıl yapılacağı konusunda gerek RTÜK'te gerek ANTEN A.Ş.'de gerekse kamu yayıncısı TRT'de fazlasıyla bilgi ve deneyim var. Bu yazıyı ve aslında blogumda konuyla ilgili diğer yazıları, hazırlayıp yayınlamaktaki amacım konuyla doğrudan ilgili olmayan meslektaşları / ilgilileri bilgilendirmek. Başkaca bir amacım olmadığını bir kez daha belirteyim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…