Cuma, Kasım 08, 2013

okumak - yazmak - seçmek

İnsanlar artık okumuyor. 
Okumak yerine yazıyor.
Aslında "paylaşıyor" demek daha doğru belki de. 
Mikro blog sitesi twitter, borsadaki ilk işlem gününde açılış fiyatını neredeyse ikiye katlamış. 
Facebook'u en çok kullanan ülkelerin başında geliyoruz.
Youtube'a yüklenen videoların izlenme sayılarına, facebook'a yazdığı yazıya gelen "like" sayısına bakıp seçim sonuçlarını anlayamayanlar için bir istastistiği hatırlatayım:
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2013 verilerine göre ülkemizde interneti hayatı boyunca hiç kullanmamışların oranı %51,1. Bu sayı ülkemizde iki kişiden birisinin interneti hiç kullanmadığını gösteriyor. Siz istediğiniz kadar internet üzerinden örgütlenin, çok doğru, çok akıllıca, çok etkileyici argümanlarla fikrinizi savunun / yaygınlaştırın ulaşabileceğiniz kişi sayısı ülke nüfusunun yarısından ibaret. Bu arada bu istatistiğin 16 - 74 yaş arası bireyleri kapsadığını da belirteyim. Bu % 51,1'lik oran ülke ortalaması. Kent için oran % 42. Kırsalda ise % 71,4. Eğer cinsler arası dağılımı merak ediyorsanız o bilgileri de paylaşayım: 
Hayatında interneti kullanmamış kadınların oranı : % 61,3 (ülke ortalaması) 
Hayatında interneti kullanmamış erkeklerin oranı : % 40,7 (ülke ortalaması) 
Seçim, internet üzerinden kazanılmıyor. Kimse ABD'deki başkanlık seçimleri çalışmalarında sosyal medyanın kullanımına ilişkin veriler paylaşıp, ülkemizde de sosyal medyanın öneminden dem vurmasın. Rakamlar ortada. 16 - 74 yaş arasındaki bireylerin yarısı henüz internet ile tanışmamış. 
Seçim kazanmak isteyenlerin yapması gereken açık. Kapı kapı dolaşmak. 
Kolay mı bunu yapabilmek? 
Elbette hayır. 
Olanaklı mı?
Belki.

Hiç yorum yok: