Salı, Kasım 19, 2013

DigiTAG etkinliğinde ülkemize dair öne çıkan konular

 14 - 15 Kasım 2013 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilen DigiTAG çalıştayında (workshop) bir buçuk günde 5 oturum yapıldı. İlk oturumdaki sunumların dışındaki tüm sunumlar İngilizce'ydi. Eş anlı çeviri hizmeti, en fazla ilk oturumda kullanıldı. Ülkemizdeki duruma odaklı ilk oturumda öne çıkanlarla başlayayım bu yazıya:
  • Konunun tüm tarafları sürecin bu şekilde kilitlenmiş olmasından rahatsız. 
  • Ulusal ihalenin yenilenmesinden önce 6112 sayılı yasada değişiklik yapılması gerekliliği de neredeyse tüm taraflarca kabul ediliyor. RTÜK temsilcisinin sunumunda bu konuda net bir ifadenin yer almadığını da belirteyim.
  • Yayıncı kuruluşların temsilcisi konumundaki TVYD'nin sunumunda lisans bedellerinin yüksekliği ve yatırım maliyeti vurgulandı. Analog karasal yayınların izlenmemiyor oluşundan hareketle sayısal karasal için bu kadar para (lisans + yatırım) veremeyecekleri dile getirildi. 
  • Oturumda iletişim dünyasının temsilcisi gibi görünen konuşmacısı, 4G lisanslamaları, 3G ve hatta 3,5 G'de ülkemizin durumunu özetledi. Boşaltılacak frekans bandının neden önemli olduğunu, bu bandın (700-862 MHz) mobil operatörlere neler kazandıracağını, verici sayısı ve gücündeki azalma ile düşecek maliyetleri son derece anlaşılır bir dille aktardı. Konuşmacının yayıncılık dünyasının kullanmakta olduğu 450 MHz'lik frekans bandına karşılık ürettiği ekonomik büyüklük ile mobil operatörlerin kullandığı frekans bandı ve ürettiği ekonomik büyüklüğü kıyaslaması çarpıcıydı.
  • Bir önceki yazımda belirtmiştim, TRT'nin önerisi salonda epey ses getirdi. TRT'nin sunumunda çeşitli senaryolara göre yapılacak yatırım miktarları da net olarak ortaya konulmuştu. 
Konferans salonunun dışında ise DVB-T2 sisteminin bileşenlerini üreten firma temsilcilerinin ülkemiz ile ilgili bilgi açlığı dikkat çekiciydi. Özellikle ilk oturum sonrası iyice karışan kafalarını aydınlatıcı bilgi arıyorlardı. ANTEN A.Ş., RATEM, TVYD, RTÜK ve TRT'nin açıklamaları sonrası ortak soru Şimdi ne olacak? idi. Bu soruya net yanıt vermek ise pek olası görünmüyordu. 
  • Ülkemizin önünde birbirini izleyecek üç seçim olması, 
  • 6112'de yapılması gerekli değişikliğin T.B.M.M. gündemine ne zaman ve nasıl geleceği, 
  • 2015'te analog yayınların susturulup susturulmayacağı, 
  • bu konuda ITU'da verilen sözün neleri kapsadığı
salondaki herkes tarafından farklı yanıtlanabilecek sorulardandı.
Konu hassas ve önemli, DigiTAG'ın etkinliği yoğun ve yorucuydu. Bu yüzden pehlivan tefrikasına dönecek bu yazılar...

Hiç yorum yok: