Ana içeriğe atla

IBC'de öne çıkan konular

Yukarıdaki başlığa bakıp, sadeceozgur IBC'ye de gitmiş demek ki diye düşünmeniz doğal. Ne yazık ki bu yıl da gelenek bozulmadı. 1998'den bu yana çalıştığım yayıncılık dünyasının Avrupa'daki en büyük buluşması bensiz gerçekleşti. Eksikliğimi pek hissetmiyorlar demek ki hiç bir yıl davet edilmiyorum :)
Şaka bir yana, yayıncılık sektörünün bir köşesinden tutan herkesi ilgilendiren gelişmelerin ilk kez duyurulduğu IBC fuarı, web sitelerindeki yorumlardan takip edebildiğim kadarıyla, bir kez daha sektöre yön vermiş. 
Etkinliğe katılmayan birisi olarak tartışmaları bilmem, yazılanlardan okuduklarım kadar olanaklı. Bu bağlamda en öne çıkan konunun Ultra HD olduğunu düşünüyorum. Aşağıda bu konuya ilişkin fikirlerim var: 
Ultra High Definition: Ultra diye yazmaya başlayınca aklıma gazetelerin promosyon yarışında olduğu günlerde fırsatı kaçıranlar için yayınlanan MEGA, ULTRA kuponlar geldi. Aslına bakarsanız bu ULTRA da onlar gibi bence. Benzerliği şuradan kaynaklanıyor: MEGA, ULTRA sloganlarıyla duyurulan kuponların karşılığında yokluğunu hayatımızda hissetmediğimiz, edindiğimizde muhtemelen hiç kullanmayacağımız ürünlerin promosyonu yapılıyordu. Işıklı dünya küresi, 6 dilde çeviri yapan sözlük, LAPTOP diye verilen oyuncaklar. 
Yayıncılık sektörünün HD'den 4 kat kaliteli diye promosyonunu yaptığı UHD, bir başka adıyla 4K, da böyle bir şey. Geçenlerde kıymetli meslektaşım Uygar Boynudelik'in bir yazısında değindiği gibi ülkemizde HD yayın almaya uygun cihaza sahip hane sayısı belli iken, ondan 4 kat kaliteli içeriği izleme ihtimalini nasıl değerlendirmek gerekir bilemedim. Elimde uydu yayınları konusunda çalışan büyük bir dünya şirketinin raporu var ve bu rapor 4K düzenli yayınlarının (test aşamasından bahsedilmiyor) 2017 civarında başlamasının umulduğunu söylüyor. Elektronik marketlerde 10.000 TL düzeyinde paralara satılan 4K uyumlu ekranları satın alanlar, 2017'lerde düzenli 4K yayınları başladığında cihaz fiyatlarını görünce epey üzüleceklerdir. 
Bu uzun giriş sonrası gelelim IBC'deki 4K deneyimlerine. Takip ettiğim sayfaların başında gelen Videonet'in haberine göre Ericcson, BT Sport, BT Media & Broadcast, Sony, Newtec ve Intelsat organizasyonu ile Birleşik Krallık'tan (United Kingdom:UK) Rugby maçının IBC'nin yapıldığı RAI fuar alanına yayınlanması gerçekleştirilmiş. Sektör içerisindekilerin benden iyi bildiği gibi HD'nin gücünü en iyi gösteren alan futbol maçlarında sahanın çimleridir. UHD'de de spor karşılaşması yayınının seçilmesi rastlantısal değil. Yayında HEVC kodlama yerine MPEG-4 AVC kodlaması kullanılmış. Bu seçim de rastlantısal değil. Habere göre verilmek istenen mesaj açık: Varolan altyapınız ile UHD yayın yapabilirsiniz.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…