Ana içeriğe atla

DVB-T2 lisansları

Uzun yıllardır beklenen sayısal karasal televizyon, sonunda kurulacak gibi görülüyor. Ulusal ve bölgesel lisanslar dağıtıldı. Yerel lisansların dağıtılmasına devam ediliyor. Ulusal ve bölgesel lisanslar için ne kadar bedel ödenecek? Toplam kaç ulusal, kaç yerel lisans dağıtıldı? Hangi bölgede kaç ulusal kaç yerel yayıncı olacak? Bu sorulara, RTÜK web sayfasından derlediğim bilgiler ışığında yanıt vereyim:
  • 11'i HD, 22'si SD olmak üzere, toplam 33 adet ulusal lisans sahibi medya hizmet sağlayıcı şirket var. Bu 33 şirketin ödeyeceği toplam lisans bedeli 820 Milyon 850 Bin TL.
  • 4'er tanesi Marmara ve Karadeniz, 3'ü Akdeniz ve Ege ile 2'şer tanesi İç Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere toplam 20 adet bölgesel lisans sahibi medya hizmet sağlayıcı şirket var. Bu 20 şirketin ödeyeceği toplam lisans bedeli ise 14 Milyon 760 Bin TL. Aslında her bölge için 4'er lisans planlandığını ve toplamda 28 bölgesel lisans için frekans planı hazırlandığını hatırlatayım. Ancak, yeterlilik alan firma sayısı çoğu bölgede 4'ün altındaydı. 
  • Ulusal ve bölgesel lisansları topladığımızda karşımıza 53 adet medya hizmet sağlayıcı şirketin ödeyeceği 835 Milyon 610 Bin TL lisans bedeli çıkıyor. Bu bedellerin 10 yıllık lisanslar karşılığında ödeneceğini hatırlatayım. 
Buna göre yerel yayıncıların da ekleneceğini unutmadan hali hazırdaki listelere göre her bölge için toplam yayın sayısı şu şekilde oluşuyor:
Marmara    : 11 HD + 26 SD
Karadeniz  : 11 HD + 26 SD
Ege             : 11 HD + 25 SD 
Akdeniz      : 11 HD + 25 SD
İç Anadolu  : 11 HD + 24 SD
Doğu And . : 11 HD + 24 SD
G.D.A.D .   : 11 HD + 24 SD 
not: Fotografta görülen Appear TV'nin DVB-T2 yayınları için ürettiği cihaz. Appear TV, Norveç'li bir firma. Tandberg'in eski çalışanları tarafından kurulmuş. DVB-T2 konusunda iddialı ürünlerle pazarın önemli oyuncularından birisi olacağa benziyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…