Ana içeriğe atla

Connected TV World Summit 2013'ün ardından

Hep derler ya, acısıyla tatlısıyla bir seneyi daha geride bıraktık diye. Bu yazı da o türden yazılardan birisi. Etkinliğin teknik olarak değerlendirmesi için sunumların ve sunum videolarının paylaşılmasını bekleyeceğim. Bu yazıda işin ayrıntısına girmeden genel değerlendirmelerle yetineceğim.

  • Etkinliğin düzenleyicisi Hubble Media adlı şirket, televizyon teknolojileri alanında yazılar, yorumlar, durum raporları üreten bir web sayfasına sahip. 
  • Justin Lebbon, ki kendisiyle yüzyüze tanışma şansı buldum, tarafından 2009 yılında kurulmuş. Buradaki bilgilere göre yayıncılık dünyasının Avrupa'daki en önemli fuar / konferansı olan IBC'nin 2009, 2010 ve 2011'de IBC blogunu yayınlamış.
  • Connected TV Summit dışında bir de Future TV Advertising Forum adlı bir etkinlik daha düzenliyorlar. 
  • Yayıncılık dünyasının, Netflix dışında neredeyse bütün büyük oyuncuları, iki gün boyunca Connected TV Summit etkinliğindeydi. 
  • Şimdi gelelim bize, benzer bir blog girişimi yaklaşık bir yıldır Türkçe olarak devam ediyor. Tivilogy.com adresli girişimi, blog yazarlığım sayesinde henüz başlamadan öğrenmiştim.
  • Çok önemsediğim ve elimden geldiğince desteklediğim bu girişimin de bir gün uluslararası olmasa bile, ulusal düzeyde benzer etkinlikler düzenlemesi en büyük dileğimdir. 
  • Birikim olarak, yetkinlik olarak Avrupa'lı benzerlerinden hiç bir eksiği olmayan bu kıymetli meslektaşlarımın bence tek sorunları Tivilogy.com'u ek iş olarak yapmaları. Her bir kendi alanında önemli şirketlerde sorumluluk alan yazarlar, boş vakitlerinden çalarak sürdürüyor sanırım sayfalarını. Kendi adıma onlara bir kez de buradan teşekkür etsem bile, sayfayı Connected TV Summit benzeri bir etkinlik düzenleyerek desteklemelerini öneriyorum.  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…