Ana içeriğe atla

Sayısal karasal yayın ihalelerinin ilki yapıldı

Ulusal düzeyde (nüfusun en az %70'ini kapsayacak şekilde) yapılacak sayısal karasal yayın lisansları için ilk ihale bugün yapıldı. En fazla talebin olduğu tür olan Ulusal Genel HD yayınlarında yeterlilik verilen 15 şirketten 13 tanesinin teklif verdiği açıklandı. Bu 13 şirketten KTV Yayıncılık 3 Milyon TL olan asgari teklif tutarını aşamayacağını beyan edince çekişme kalan 12 şirket arasında yaşandı. Uzun saatler süren arttırımlar sonucunda lisans almaya hak kazanan 8 şirket ve bunların ödeyecekleri lisans bedelleri belli oldu. RTÜK'ün web sayfasında yaptığı açıklamaya göre liste şöyle oluştu:
 
SIRA NO            SON TEKLİF             KURULUŞ UNVANI                                                
1                      51.200.000                 DTV HABER VE GÖRSEL YAY. AŞ. (KANAL D)                      
2                      51.200.000                 HUZUR RADYO TV AŞ. (FOX)                         
3                      51.200.000                 IŞIL TELEVİZYON YAYINCILIK AŞ. (STARTV)
4                      51.200.000                 TURKUVAZ AKTİF TV PROD. AŞ. (TURKUVAZ AKTİF TV)
5                      50.000.000                 YAŞAM TELEVİZYON YAYINCILIK HİZ. AŞ. (KANALTÜRK)
6                      48.800.000                 SAMANYOLU YAY. HİZ. AŞ. (SAMANYOLU TV)
7                      48.800.000                 AKS TELEVİZYON REKLAMCILIK VE FİLMCİLİK AŞ. (SHOWTV)
8                      48.600.000                 CİNER MEDYA TV HİZMETLERİ AŞ. (HABERTÜRK)
 
Bu şirketler karasal sayısal televizyon yayınlarında yer alacak 8 medya hizmet sağlayıcısı. Daha ihalesi yapılacak HD tematik (3 adet), SD genel (11 adet), SD tematik (11 adet) olmak üzere toplam 24 lisans daha var. HD tematik yayınlar için varolan 3 lisansa karşılık 5 şirket yeterlilik almış görünüyor.
İlk ihalenin asgari gelir beklentisi 24 milyon TL'ydi. Elde edilen gelir ise 401 milyon TL oldu. Bakalım diğer ihalelerde durum ne olacak...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…