Ana içeriğe atla

bölgesel lisans ulusal lisanstan pahalı olur mu?

Türkiye, kendine has dinamikleri olan bir ülke. Bu kendine haslığının son göstergesi, RTÜK'ün bir süredir devam eden karasal sayısal televizyon lisansları ihaleleri. Yazılarımı okuyan kimi meslektaşlarım konunun "para" boyutuna fazlasıyla odaklandığımı, aslında ihale edilenin "kapitalizmi yeniden yaratmak" amacına hizmet eden "televizyon" lisansı olduğunu ve benim bu durumu es geçtiğimi söyledi. Eleştiri ve tespit yerden göğe kadar doğru ve yerinde. Ancak, bu eleştiriye karşılık konuyu sosyal / toplumsal açılardan ele alacak birikimim olmadığından bir kez daha işin teknik / ekonomik boyutunu değerlendireceğim. Şu kadarını söylemekle yetineyim. Televizyon, "rızanın inşaası"nın en sadık hizmetkarıdır. Son dönemdeki "açılım" süreçlerine, kullanılan dile ve seçilen tabirlere bakarsanız bu "rızanın inşaası"nın somut örneklerini görebilirsiniz. Bir gün kendimi yeterli görürsem, bu konuyla ilgili de yazmak isterim.
Bu aralar ihale sürecini pek takip etmiyorum. Malum, fiziksel olarak uzakta olunca kafam da konudan uzaklaştı. Neyse ki, ya da ne yazık ki, internet var ve bilgilere ulaşmak çok kolay. SD ulusal tematik lisansına 1.000.000 TL vererek sahip olan şirketler Marmara bölgesel lisans sonuçlarına bakıp şaşırıyordur sanırım. Birisi 7 bölgeye yayın yapacak, üstelik Anten A.Ş.'ninn ortağı olacak ve diğerinin verdiğinin yarısından bile az bedel ödeyecek. Dediğim gibi Türkiye ilginç, kendine has bir ülke. İşte Marmara bölgesi sonuçları:

SIRA NO        SON TEKLİF   KURULUŞ UNVANI
1                        2.700.000              BEYAZ İLETİŞİM A.Ş.
2                        2.680.000              T FİLM YAY. YAP. VE PROD. HİZ. SAN. TİC. A.Ş.
3                        2.660.000              TURKUVAZ GÖRSEL VE İŞİTSEL İLET. A.Ş.
4                        2.660.000              KOCAELİ İLETİŞİM RADYO TV YAY. VE YAP. AŞ.
-------------------------------------------------------------------------------------------------
5                        2.560.000              POLO TV RADYO. YAY. A.Ş.
6                        2.120.000              MARMARA TV VE RADYO YAY. A.Ş.
7                        1.020.000              ULUSAL KANAL İLETİŞİM HİZ. SAN. VE TİC. A.Ş.
8                          540.000               RADYO VATAN YAY. A.Ş.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…