Ana içeriğe atla

Sayısal karasal televizyon yayınına geçişte önemli bir aşama: sıralama ihalesi duyurusu

Sektörün uzunca bir süredir takip ettiği sıralama ihalesine ilişkin duyuru RTÜK web sayfasında yapılmış. Bu duyurunun yapıldığı bilgisine ana sayfada yer verilmemesinin bir sebebi vardır mutlaka. Duyuruya göre RTÜK öncelikle ulusal yayın lisanslarının ihalesini gerçekleştirecek. 16 Nisan 2013'te başlayacak ihale süreci 18 Nisan 2013'te tamamlanacak.
 Genel türde 8 adet HD, 11 adet SD; tematik türde 3 adet HD ve 11 adet SD olmak üzere toplamda 33 adet ulusal yayın lisansı dağıtılacak. İhale duyurusunda yer alan bilgilere göre ulusal HD lisanslar için belirlenmiş asgari bedel 3 milyon TL, ulusal SD lisanslar için belirlenmiş asgari bedel ise 1 milyon TL. Yani ulusal yayın lisansından beklenen asgari gelir 22 x 1 + 11 x 3 = 55 milyon TL.
RTÜK'ün duyurusunda ayrıca yeterlilik belgesi alan kuruluşlar listesi de verilmiş. Listede toplam 45 kuruluşun ismi var. Ancak liste dikkatle incelendiğinde bu kuruluşlardan ulusal genel HD lisansı için başvuranların sayısının 15 (ihale edilecek lisans 8 adet), ulusal genel SD lisansı için başvuranların sayısının 14 (ihale edilecek lisans 11), ulusal tematik HD lisansı için başvuranların sayısının 5 (ihale edilecek lisans 3) ve ulusal tematik SD lisnası için başvuranların sayısının ise 11 (ihale edilecek lisans sayısı da 11) olduğu görülüyor. Bu sayılardan hareketle asıl çekişmenin ulusal genel HD lisanslarında olacağı beklenebilir.
Ulusal lisansların dışında yerel ve bölgesel lisansları da hesaba katarsak RTÜK'ün sıralama ihalelerinden oldukça yüksek bir meblağ beklediğini söyleyebiliriz. Sayısal televizyon, televizyon sektörünü kökten değiştireceğe benziyor. Bu süreci ilgiyle takip etmeye devam edeceğim.
Söz konusu duyuru ile ortaya çıkan bir ilginç durumu da belirtmeden geçmemek gerekiyor. Malum RTÜK sıralama ihalesi öncesi 2012 sonlarında yeterlilik belgesi duyurusu yapmıştı. Gene RTÜK'ün açıklamasından 55 adet kuruluşun ulusal yayın lisansı için başvurduğu belirtilmişti. İhale duyurusunda yeterlilik belgesi verilen kuruluş sayısının 45 olduğu görülüyor. Bu durumda 10 kuruluşun RTÜK tarafından yeterli görülmediği anlaşılıyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…