Cuma, Ekim 07, 2011

Hayat / Ayşe Kulin

İki kitaplık anıların ilk cildi diyebileceğimiz Hayat, 1941-1964 yılları arasını içeriyor. Veda ile başlayan Umut ile devam eden anlatılarda bu kez kahraman yazarın kendisi. Ayşe Kulin, İstanbul doğumlu olsa bile çocukluğunun önemli bir bölümünü Ankara'da geçirmiş. Şimdilerde Soysal pasajı olarak bildiğimiz, Kızılay'ın merkezindeki Soysal apartmanında. Kızılay meydanı manzaralı küçük dairelerinde idealist mühendis babası Muhittin Kulin ve annesi Sitare Kulin ile birlikte geçirdikleri yılları anlatırken, bir yandan da ülkenin geçirdiği dönüşüme tanık ediyor bizleri.

Kulin'in Hayat ve ardından Hüzün isimli kitaplarını okurken düşündüm anı okumayı neden bu kadar çok seviyorum diye. Anılar, başka yerlerden öğrenemeyeceğim ayrıntılar içeriyor. Mesela Demokrat Parti'nin iktidara geldiği dönemlerde erkek ve kız öğrencilerin ayrı kaldırımlarda yürümeleri şartının getirildiği bilgisine tarih kitaplarında rastlamadım. Zaten benim öğrencilik dönemimde yakın tarihimize ilişkin neredeyse hiç bir şey okumuyorduk. Bugünlerde de farklı değildir sanırım. Kurtuluş savaşı ve devrimlerle biterdi kitaplar. Veda isimli kitabında İstanbul'un fiili olarak dört yıl süresince işgal altında kaldığını, padişah sarayında otururken kentin denetiminin işgal kuvvetlerinde olduğunu okudum.

Hayat'ı okumak, iki/z kızını "birey" olarak yetiştirme gayretinde birisi olarak beni derinden etkiledi. Kulin'in babasına dair anlattıklarını okurken duygulandım. Kendi anne babamın bizleri büyütürken katlandıklarını, çocuklarımız olduktan sonra daha iyi anlar oldum. Kısa süren ilk evliliğini bitirme kararının ardından "Hayat" bitiyor. Hayat'ı bitirdiğimde kitapta yer yer değinilen ilk eşin ve ailesinin "çektirdikleri"ni pek anlayamamıştım. Hemen ardından okuduğum Hüzün, Hayat'ta yapılan göndermelerin sebebini ortaya koyuyordu.

Hayat, Umut ve Veda'dan farklı bir üslup ile kaleme alınmış. Özellikle Veda, daha roman tadındaydı. Hem Veda, hem Umut tarih sırasına göre yazılmıştı. Hayat ve Hüzün'de ise yer yer ileri tarihlerde yaşanılanlara ait şeyler anlatılıyor. Belki ana karakter kendisi olduğu için böyle bir üslubu tercih etmiştir Kulin. Her dört kitap da akıcı, sürükleyici bir dille yazılmış. Her biri tek başına okunabilecek kitaplar ancak sıra ile okumak ayrı keyif veriyor.

Hiç yorum yok: