Çarşamba, Temmuz 27, 2011

Uykusuzlar, İnci Aral

İnci Aral'ın yazdıklarını okumaya devam ediyorum. Aral'ın yayınlanmış tüm eserlerini okumak gibi bir hedefim var. Bu bağlamda sahaf ziyaretlerimde, Ankara'da halen "sahaf"lar var, İnci Aral'ın eserlerinin ilk baskılarını arıyorum. Nedense sahaftan edindiğim kitapları okumak daha fazla keyif veriyor. Okuduğum kitaba not düşülmüşse hele. Neyse, Uykusuzlar'a dönersem, Aral'ın kaleminin gücünü ve hayattaki duruşunu en somut şekilde ortaya koyduğu bir öykü kitabı bence. Uykusuzlar'ın ilk baskısı 1984 yılında yapılmış. Yani darbeden 4 yıl sonra, 1983 seçimlerinden ise sadece 1 yıl sonra. 7 öykü var kitapta. Mehmet Kaptan, Karanlığa Kumru Nakışıdır, Ağrılı Kapısında Gecenin başlıklı öykülerin konusu doğrudan işkence, kayıplar, baskılar, hapislik, acılar. Kitabın yayınlandığı tarihi göz önüne alınca fazla söze gerek kalmıyor. Mehmet Kaptan'da dört yaşındaki bir çocuğun babasının hapisliğini algılayışı öykülenmiş. Seçilen imgeler çok etkileyici. Karanlığa Kumru Nakışıdır'da anlatılan gözaltı / işkence süreci, Aral'ın özlediğim etkileyici dilinin tüm güzelliklerini barındırıyor. Ağrılı Kapısında Gecenin'i okuyunca aklıma Vedat Türkali'nin yıllar önce okuyup etkisinden uzun süre kurtulamadığım Tek Kişilik Ölüm romanı geldi. Öyküler arasında en beğendiğim olanı ise Karanfil Saksılarda başlıklı olanı. Olup biteni zaman çizgisine uygun anlatmıyor Aral Karanfil Saksılar'da. Farklı kişiler, farklı zamanlar, geri dönüşler, üstü kapalı ifadeler. Okuyucudan istiyor, özen istiyor ama karşılığını fazlasıyla veriyor.

Gelelim Uykusuzlar'daki beklemediğim sürprize. Uykusuzlar'ın son öyküsü Güz Yaprağı isminde. 53 sayfalık uzun bir öykü. Uykusuzlar'ın tümü zaten 150 sayfa, yani son öykü kitabın üçte birini oluşturuyor. Öykü, yıllar sonra Aral'ın yayınladığı son roman Şarkını Söylediğin Zaman'ın çekirdeğini oluşturmuş.  Son romanı Şarkını Söylediğin Zaman'ı yayınlandıktan kısa bir süre sonra okuyup, sayfama şu notu düşmüştüm. Güz Yaprağı, Şarkını Söylediğin Zaman'ın geri dönüşlerle anlattığı geçmiş hikaye. Güz Yaprağı'nın küçük kızının seneler sonra annesine aşık sınıf arkadaşı ile karşılaşmasını okuyoruz son romanda. Her iki kitabı okumayanları düşünerek öykünün ayrıntılarından kaçınacağım. Böylesi bir sürpriz Uykusuzlar'ı okumanın keyfini bir kat daha arttırdı. İnci Aral ile henüz tanışmamış olanlara hararetle tavsiye edeceğim bir eser Uykusuzlar. Keyifli okumalar...

Hiç yorum yok: