Cumartesi, Temmuz 02, 2011

Ölüm Pornosu / Chuck Palahniuk

Döğüş Kulübü (fight club), bir çoklarının en beğendiği filmlerin başında gelir. Filmi sevenler oyuncularını hatırlar ancak filmin kaynağı olan aynı isimli kitabın yazarının Chuck Palahniuk olduğunu bilenler fazla değildi. 1962 doğumlu Amerika'lı yazar Palahniuk'un Snuff isimli 2008 yılında yayınlanan romanı, Funda Uncu'nun çevirisi ile 2011 yılında Ayrıntı yayınlarından çıkmış. Benim okuduğum kitabın 2011'de yayınlanan ikinci baskısıydı. 191 sayfalık orta uzunluktaki roman Cassie Wright adlı eski porno yıldızının 600 erkekle birlikte olacağı bir son film çekimi boyunca 600 erkeğin üç tanesi (72, 137 ve 600 numara) ile oyuncu asistanı Sheila'nın anlattıklarından oluşuyor. Dört farklı karakterin anlattıklarına Cassie'nin geçmişini de katarsak, 5 karakterin hayatlarından kesitlerle erkek egemen dünyayı sorguluyor yazar. Karakterler rastgele seçilmemiş elbette. Roman, sinema dünyasına ilişkin gerçek bilgilerle zenginleştirilmiş. Kitabın argo dilinin, anlatılanlar göz önüne alındığında doğal olduğunu düşünüyorum. Kitabın 33. sayfasında yer alan aşağıdaki satırlardaki tespitlere ben de katılıyorum. Porno düşkünlerinden söz ederek:


"...VHS'nin, Beta teknolojisinden iyi olduğuna karar verdiler. Evlerine, o zamanlar pahalı olan ilk jenerasyon interneti getirdiler. Bütün internet ağını mümkün kıldılar. Yalnızlık paralarını internet sunucularına yatırdılar. Çevrimiçi porno filmleri satın aldıkları için satın alma teknolojisi ve tüm o güvenlik duvarları oluşturuldu, ki bu duvarlar eBay ve Amazon sitelerinin kurulmasını olanaklı kıldı." s.33


Aynı sayfadaki bir bilgide ise hata var. Belki çeviri sırasında ortaya çıkmıştır. Kitapta "..dünyadaki en üstün yüksek çözünürlük teknolojisinin Blu-ray değil, HD olduğuna karar verdi." denilmiş. Oysa söz konusu teknoloji yarışı blu-ray ile hd-dvd arasında yaşanmıştı. Söz konusu olan yüksek çözünürlüklü filmlerin saklanması ve oynatılmasıyla ilgiliydi ve mücadelenin galibi blu-ray olmuştu. Yayın dünyasında çalışan bir teknik personel olmanın getirdiği algıda seçicilik. Kitabın içinde zerre kadar önemi olmayan bu hatayı görünce belirtmeden geçemedim :)


Kitabın adını internette aradığınızda karşınıza Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu'nun kitap hakkında hazırladığı bilirkişi raporu, İstanbul Basın Savcılığı'nın açtığı soruşturma ile ilgili haberler çıkıyor. Bu duruma ilişkin yorum yazmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Hiç yorum yok: