Perşembe, Mart 31, 2011

Eurasia Com 2011

Informa Telecoms & Media adlı şirket tarafından dünyanın çeşitli kentlerinde düzenlenen bir seri etkinlikten birisi olan Com etkinliklerinin Avrasya ayağı 2011 yılında İstanbul'da gerçekleştirildi. Haberleşme sektörüne yönelik fuar ve etkinliklerin sayısı az değil. Cebit, Habtekus EMO'nun düzenlediği İletişim Teknolojileri Sempozyumu ilk aklıma gelenler. Eurasia Com etkinliğini benzerlerinden ayıran en önemli özelliği katılım ücretinin son derece yüksek tutulması. Bölgede bulunup bulunmamasına göre değişen katılımcı ücretleri 799 € ile 2199 € arasında değişiyor. Bu kadar yüksek ücretleri ödeyerek etkinliğe kim katılır diye düşünmeyin. Bu yıl düzenlenen etkinliğe kayıt yaptıran katılımcı sayısı 400'ü aşmış. Tabii bu ücretleri ödemeyen benim gibi katılımcılar da bulunuyor. Eğer bölgede çalışan bir operatör olarak kabul ediliyorsanız, katılım ücreti ödemeniz gerekmiyor. Bu kontenjandan yararlanıp kayıt yaptıranların büyük çoğunluğunun etkinliğe katılmadığını görmek üzüntü vericiydi.
IPTV World Forum Etkinliği'nde olduğu gibi bu etkinliğin de ikinci gününe katıldım. Her iki etkinlikte konular, bölge ve Türkiye olarak ayrılmıştı. Eurasia Com, IPTV World Forum Eurasia ile katılımcı profili açısından kıyaslandığında geride kalmıştı. Özellikle Türkiye'deki sektörün etkinliğe ilgisiz olduğu tespiti hatalı olmaz. Düzenleyici kuruluşların üst yöneticilerinden kimseyi göremedim. Şirketlerin tepe yöneticileri de etkinliğe katılmamıştı. Etkinlikte konuşma yapan iş geliştirme birimi başkanları, konuşmalarının bitiminde etkinlikten ayrıldı. Konferans salonunun dışında kurulmuş stand alanlarının büyük bölümü boş kalmıştı. Dolu olanlarda sergilenen ürünler ise pek ilgi çekici değildi.
İkinci gün yapılan sunumlar ve tartışmaların ortaya koyduğu gerçek ülkemizde sabit şebeke yatırımına sahip büyük oyuncu Türk Telekom'un market lideri özelliğini yakın gelecekte koruyacağını gösteriyor. Alternatif operatörler, gerek seste gerekse internet erişiminde ortaya çıksa bile çeşitli sebeplerle pazardan bekledikleri payı alamıyorlar. Bir başka gerçek, sabit erişimin yerini hızla mobil erişime bırakıyor oluşu. Türk Telekom, sabit abone kaybediyor bir süredir. İnternet erişimi için 3G modem kullanımı, Avrupa'da ev içi erişimin alternatifi olarak görülmezken, ülkemizde son derece ciddi bir rakip haline gelmiş. Sunumlarda bu 'tehlike'ye karşı sabit operatörlerin kotasız erişim ve yüksek hız vaadi dışında bir 'silah'ları olmadığına dikkat çekildi. Sanal mobil operatör deneyiminin ülkemizde geleceğinin, en azından şimdilik, olmadığı vurgulanan noktalardandı.
Aslında telekom sektörü bir süredir yaşadığı karlılık düşüşleri karşısında farklı sektörlerle bütünleşmeyi, farklı sektörlere açılmayı sürdürüyor. Cisco'nun Scientific Atlanta'yı, Ericsson'un Tandberg TV'yi bünyesine katması, Google'ın Apple'ın OTT işine girişmesi hep bu durumun göstergesi. Özellikle televizyon-ses-internet hizmetlerinin bir arada tek fatura ile sunulması, çok yakın bir gelecekte gerçekleştirilecek. Bir yandan klasik televizyon kanalları kasetsiz ortama, elektronik akışlara geçerken bir yandan telekom servis sağlayıcılar içerik üretir/satın alır/sunar hale geliyor. Sektör çalışanlarını heyecanlandıran sürecin düzgün işleyebilmesi için işin iki yönüne de hakim karar vericilere ihtiyaç var. IT bilen yayıncılara, yayıncılıktan anlayan IT personeline. Her iki alanda da deneyim sahiplerine ileride çok ihtiyaç duyulacak.

Hiç yorum yok: