Perşembe, Şubat 03, 2011

RDS-TMC (Radio Data System - Traffic Message Channel)

Geçtiğimiz hafta ön duyurusunu yaptığım 4 yazının sonuncusunda sıra. Ülkemizde başa çıkamadığımız sorunların sonuna 'canavar' kelimesini ekliyoruz. Enflasyon canavarı ve trafik canavarı en bilinenleri. Ön duyuruda canavarlaştırdığımız sorunlardan birisine yönelik, Avrupa'da yıllardır uygulanan ancak ülkemizde her ne hikmetse bir türlü hayata geçiril(e)meyen bir teknolojiden bahsedeceğimi yazmıştım. Yayın sektöründe çalışan birisinin enflasyona ilişkin çözümünün olamayacağına göre buyurun Radyo Veri Sistemi / Trafik Mesaj Kanalı çözümüne:
Öncelikle RDS kısaltmasının ne olduğunu açıklayıp, ek bilgi isteyenlere ilgili bağlantıları yazmakla başlayayım işe.
RDS (Radio Data System : Radyo Veri Sistemi): Akademik tanımlarına ve ayrıntılarına İngilizce olarak buradan ve Türkçe olarak buradan ulaşabilirsiniz. RDS, hepimizin otomobillerindeki radyolarda ve kimilerimizin evlerimizde kullandığımız radyolarda mevcut bulunan bir özellik. Frekans modülasyonu ile yapılan (bildiğimiz FM) radyo yayınlarında sesin yanı sıra veri taşınmasına olanak sağlayan geçmişi 1990'ların başlarına kadar giden bir teknoloji. Bizdeki uygulamalarında dinlediğimiz istasyonun adı, frekansı, telefon numarası gibi bilgilerin yanı sıra çalan şarkının ve şarkıcının bilgileri radyonun küçük ekranında görüntülenir. Kimi radyolar, yayınlamakta oldukları reklama ilişkin metinsel bilgileri eş anlı olarak ekranda görüntülemek için de kullanıyor. Çalan şarkının isminin yazılmasıyla aynı türde bir uygulama. Bir diğer bildiğimiz uygulama ise birden fazla karasal verici ile yayın yapan büyük radyo istasyonlarının, karayolu yol boyunca dinleyiciyi kaybetmemek için aynı yayını yapan farklı frekanslardaki vericileri arasında değişikliği otomatik olarak yapmasına izin veren Alternatif Frekans (AF) uygulaması. Eğer otomobil radyonuzda AF tuşuna bastıysanız ve diyelim TRT-FM'i dinlemekteyseniz, siz yol boyu ilerlerken TRT-FM'in 100.8 MHz frekansında yayın yapan vericisinin ulaştığı alanın dışına çıkıp, 89 MHz'de yayın yapan diğer vericisine yaklaştığınızda radyonuz yayını 89 MHz'deki vericiden almaya başlar. Bu değişimi siz hissetmezsiniz bile.
RDS, günümüzde güncel trafik bilgilerinin sunulması için de kullanılıyor. Araçlarda giderek yaygınlaşan yön bulma aletleri (navigasyon cihazları), RDS üzerinden gönderilen trafik mesajlarını alarak daha güvenli ve daha konforlu seyahat etmesi için bizlere sunuyor. Trafik mesajları, karayollarına konulan otomatik sensörlerden, acil yardım birimlerinden, belediyelerden, emniyetten, vatandaşın telefonlarından oluşturuluyor. Avrupa'da trafik mesajlarını oluşturan özel şirketler de var(mış). Toplanan bu mesajlar, geniş FM verici ağı bunulan yayıncılara iletiliyor. Yayıncılar, FM yayınları üzerindeki RDS'e trafik mesajlarını da bindirerek gönderiyor. Alıcılardaki cihazlar bu bilgiler ışığında;
kapalı yolları, alternatif güzergahları, yollardaki kazaları, acil durumları, en güncel bilgileri
öğrenmiş oluyor. Bu bilgiler sadece RDS üzerinden otomobillere yönelik olarak gönderilmiyor. Mobil telefon şebekeleri, internet, teletekst, navigasyon cihazları ve radyolar da kendileri için hazırlanmış trafik mesajlarını alabiliyor. Doğru bilgi, konforlu seyahati, konforlu seyahat azalan kazaları getirir. Peki ülkemizde bu tür bir hizmet sunulsa kötü mü olur?
Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi isteyen okurlarım aşağıdaki bağlantıları ziyaret edebilir:

Hiç yorum yok: