Çarşamba, Aralık 29, 2010

New York'ta Beş Minare

Yazmaya sondan başlayayım. Hep ileri sürülen Hacı, Gülen'dir iddiası, filmi izlememiş olanların söyleyebileceği bir şeydir. Gülen'i filmdeki karakterlerden birisine benzetmek zorunluysa, Ali Sürmeli'nin başarıyla canlandırdığı, filme ismi olmayan bir hoca doğru seçim olacaktır. Kırmızıgül'ün daha önceki filmlerini izlememiş birisi olarak, sinema dili, anlayışı konusunda ahkam kesemem. Tek film ile yönetmeni değerlendirmek haksızlık olur. New York'ta Beş Minare'yi (NY5M), Ankara'da Kızılırmak sinemasında izledim. İzlediğim kopyada tüm karakterlerin konuşmaları dublajlanmıştı. FBI görevlisinin Mustafa Sandal ile Türkçe konuşmasını Kırmızıgül'ün anlamaması, başka garip geliyor insana. Sonradan ağız senkronuna bakınca ikilinin aslında İngilizce konuştuğu ortaya çıkıyor. Filmde Türkçeye çevrilmeyen tek konuşma ise Kırmızıgül ile FBI görevlisinin Kürtçe konuşmaları. 
İnsanı sıkmayan bir film NY5M. Mesajlarını çekinmeden, insanın gözüne sokarak vermeyi tercih etmiş. Amerikalı ajanların teknolojiyi kullanmadaki yeteneksizlikleri, iki acar polisimizin oralardaki cengaverlikleri, Hacı'nın New York'un ortasında keyif çatarken polisin onu bulamaması, Hacı'nın transfer esnasında kaçırılması gibi bölümler inandırıcılıktan uzak. Genel olarak değerlendirdiğimde verdiğim paraya acımadım. Dışarıda yoğun yağmur ve benim beklemem gereken 3 saat kadar bir süre vardı. Bu sürede yapabilecek daha iyi bir işim yoktu. Sizin yapacak daha iyi işleriniz varsa, onları tercih edin...

Hiç yorum yok: