Ana içeriğe atla

Üç Küçük Kuzucuk, Pembe Kurbağa Tiyatrosu

Bloga tiyatro oyunu yorumu girmeyeli epey zaman olmuş. Blogdaki kayıtlara göre en son 15 Şubat 2009 tarihinde Ölüm ve Kız adlı Ankara Sanat Tiyatrosu'nun sahnelediği oyunu izlemişim. Bir yıldan uzun süre sonra yeni bir oyun ile karşınızdayım: Üç Küçük Kuzucuk. Daha önce tek perdelik oyunlar izlemiştim. İlk kez bu kadar kısa bir tek perdelik oyun izledim: 30 dakika. İzleyiciler, yani oyunun asıl hitabettiği kesim, bizim ufaklıklar ve kimi onlardan bir kaç ay büyük kimi bir kaç ay küçük akranları. Pembe Kurbağa Çocuk (belki bebek demek daha doğru) Tiyatrosu'nun oyununu izledik ailecek.
Bebek/çocuklara yönelik oyun nasıl olurmuş görmüş olduk. Bol müzikli, bol alkışlı, bol tekrarlı ve bol mesajlı. Hepsinin ötesinde bol eğlenceli :) Küçük bir salonu dolduran, kimi minderin kimi halının üzerinde oturmuş bücürükler ile kimi sıkıntıdan patlayan kimi eğlenen yanlarındaki velileri. Sahnede yaptığı işi önemsediği ve aynı zamanda keyif aldığı hissedilen Ali Nihat Yavşan ile ismini bilmediğimiz genç arkadaş. Oyunun sonunda izleyicilere sunulan kurabiyeler. Henüz bir buçuk yaşında bile olmayan ikiz kızlarımız hem oyunu hem kurabiyeyi pek sevdiler. Doktorumuzun verdiği ödev üzerine gelmiştik Pembe Kurbağa'ya. Sanırım abonesi olacağız bu sezon boyunca. Kasım ayındaki oyunu iple çekiyoruz :) 
Yeri çok kolay. Dedeman Oteli'ni bilenler için Dedeman'ı geçince sağ kolda kalıyor. Akay Hastanesi'nin yanındaki bina. Bir diğer ipucu olarak Seğmen Oteli'nin karşısı diyeyim. Posta adresi ise Büklüm sokak N0:8/11 Kavaklıdere ANKARA - TÜRKİYE.
Telefon 0 312 418 02 98

http://www.pembekurbaga.com.tr/

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…