Çarşamba, Ağustos 25, 2010

700. yazı: Radyo günleri...

2004 yılının son aylarında başladım yazmaya. Aşağı yukarı 5 yıl olmuş. Biraz önce fark ettim ki bu yazı 700. yazı. Bakalım daha ne kadar devam edecek yazılar...
Hava sıcak olunca evde geçirdiğimiz vakit, kışa kıyasla azaldı. Kısalan vaktin önemli bir bölümünde bebeklerle oynamak ile geçince ve onların yanında televizyon açılmayınca tatilde başladığım televizyonsuz hayata devam ediyorum. Bu durumdan şikayetçi değilim ve televizyonun eksikliğini hissetmiyorum. Bebeklere televizyonu bir süre daha seyrettirmemeyi düşünüyoruz, zaten okuduğumuz yazılar da bebek kanalları dahil hiç bir yayının kanıtlanmış faydasından bahsetmiyor. Aksine görüşleri içeren (gelişimine zarar verdiği yönünde) kimi yazılar var. Televizyon yasak ancak radyo değil. Evde hiç dinlemediğimiz kadar uzun süre radyo dinliyoruz. Bloga yazdığım son zaman yazılarında favori kanallarımı belirtmiştim zaten. Şimdi bunlara iki tane daha ekleyeyim: NTV Radyo (Ankara için 104.7 MHz) ve TRT Türkü (tam adı bu olmayabilir ama türkü çalan FM bandındaki TRT radyosu, Ankara için 98.6 MHz). 
NTV Radyo, akşam haberleri gibi kimi kuşaklarda NTV televizyonu ile ortak yayın yapıyor. Bunun dışında BBC Türkçe servisinin hazırladığı programları da NTV Radyo aracılığıyla dinleyebiliyoruz. Haber yayını yapmadığı zamanlarda ise birbirinden keyifli müzik programları var. TRT Türkü ise adı üzerinde türkü yayını yapıyor. Ancak farklı yörelerin türkülerini çalmakla kalmayıp türkülerin caz yorumlarına da yer veriyor. Sürekli dinlemek insanı sıksa bile arada renk katıyor radyo günlerine. 
Bu arada merak edenler için Radyo Günleri Woody Allen'in 1987 tarihli bir filmi. Ayrıntılı bilgi için bakınız.

Hiç yorum yok: