Perşembe, Temmuz 15, 2010

Viyana notları - 3

Viyana notlarına kaldığımız yerden devam. Mavi italikler gezi sırasında tutulan notlar...
26 Temmuz 2008 09.20

46 numaralı tramvay ile Ottakring'de kalmakta olduğum otelden şehir merkezine doğru yola düştüm. Bu notları almakta olduğum tramvay. Şehir içi ulaşımında metro ve otobüs ile muazzam bir ağ örülmüş durumda. Viyana, Avrupa'daki kentler arasında büyüklerden sayılabilir. 2 milyona yakın nüfusu var.Wikipedia'daki bilgilere göre Viyana'nın nüfusu 1.680.000 kişiymiş.



Kentin 23 ilçesi (bölgesi var). Benim kaldığım Ottakring 16 numaralı bölge. 1 numaralı bölge eski kent merkezi. Kent, yavaş yavaş sınırlarını genişletmiş. Ring Strasse adlı cadde, şehrin ilk genişlemesi sonucu yıkılan surların yerine yapılmış. Bizim sur içi diye olarak düşünebileceğimiz tarihi kent, el değmeden korunmuş. Mozart'ın evi, saraylar, müzeler, tarihi kiliseler bu bölgede yer alıyor. Eski surların yıkılmasıyla oluşan boşluğu kamu binaları yaptırılmış. Halka şeklindeki caddeyi baştan başa yürümek gerek. Kafanızı her çevirdiğiniz bina sizi etkiliyor. Sokak ve caddeler temiz. İnsanlar bakımlı. Yolların kenarlarında bisiklet yolları yapılmış. Kaldırımların kimilerinde de bisikletliler için ayrılan bölümler var. Trafik ışıklarında da bisikletlere rastlanıyor. City bike olarak adlandırılmış sistemi kullanarak ihtiyaç duyduğunuzda bisiklet kiralayıp gene istediğiniz bir istasyonda bırakabilirsiniz. 


Tarihi binalar bakımlı. Heykellerle süslenmiş. Kent içerisinde kimi meydanlarda şarap, bira alıp içebileceğiniz büfecikler var. Habsburg hanedanlığının evinin bulunduğu Hoffburg bölgesi kentin, deyim yerindeyse göbeğinde. Görkemli binalar ve geniş avlulardan oluşan bölgede kraliyet mücevherlerinin sergilendiği müzenin yanı sıra kraliyet apartmanları adlı müze yer alıyor. 









Heykel görünümlü insanlar saatlerce sabit durup önlerindeki kutuya para atılmasını bekliyor. Para atıldığında ise canlanıyorlar. 

Wien ve wein arasında da sağlam bir ilişki var. Wien: Viyana'nın Almanca'daki yazılışı. wein: şarap. Kentin etrafında yer alan bağlardan elde edilen üzümlerden, hatrı sayılır üne sahip şaraplar yapılmış. Prag'la kıyaslandığında yüksek olan fiyatlar, Ankara ile kıyaslandığında yüksek görünmüyor. İşin acı yanı Ankara'da elde edilen gelir ile Viyana'daki pek birbirine yakın değil. Otel için 39 €/gece ödüyorum. İstanbul'da tek kişi bu fiyata, bu düzgünlükte yer bulmak kolay değil.




Viyana'da musluklardan akan su içiliyor. Kafelerde normal su derseniz, musluktan doldurup veriyorlar zaten. Kent içerisinde bir çok yerde su sebilleri görülüyor. İlla şişeden içeceğim derseniz bu durumda ohne gas without sprinkle yazanı almanızı öneririm. Elbette içmek istediğiniz soda benzeri değilse. 

Kentte konaklayacağınız toplam süreye göre 24 saatlik, 72 saatlik, haftalık, aylık biletlerden edinmeniz çok yararlı olacaktır. Bilet denetimleri rastgele yapılıyor. Biletsiz yakalanmanın cezası 50 €. 72 saatlik (3 tam gün ediyor) bilet ise 13 €. Hem ceza yemeğe değmez, hem de her binişte acaba kontrol olur mu endişesi duymaya gerek kalmaz. Satın aldığınız saatlik biletleri ilk kullanımda onaylatmanız (validate) gerekiyor. Bu işlemi metro girişlerinde, otobüs ve tramvayların çinde yapabiliyorsunuz. Tramvay ve otobüslerin her kapısını iniş ve biniş için kullanabilirsiniz. Tramvay ve metrolarda vagon kapısını kendiniz açmalısınız. Kimi kapılarda düğme var ve ona basmak gerekiyor. Kimilerinde ise iki yana doğru kollar var. Bunlardan istenilen hızlıca kenara doğru itildiğinde kapı açılıyor.

Hiç yorum yok: