Ana içeriğe atla

Ankara'da görülen bisikletlilerin sırrı

Rastlayanlarınız olmuştur: flaşörlerini yakmış yavaş yavaş ilerleyen bir aracın önünde 3-4 bisikletli pedal çeviriyor. Ya da miting alanlarını çevrelemek için kullanılan metal polis bariyerleri caddelerin kenarlarına dizilmiş. Hiç birisini görmediyseniz Konya yolu ve Eskişehir yolunun (cadde isimleriyle söylersek Mevlana Bulvarı ve İnönü Bulvarı) tarfiğindeki artışı fark etmişsinizdir.
Tüm yukarıdakilerin sebebi hikmeti 15-18 temmuz 2010 tarihleri arasında Ankara'da düzenlenmekte olan 2010  Yol Bisikleti Avrupa Şampiyonası. Şampiyonanın web sayfası: http://ankara2010.com/
Hürriyet gazetesinin haberine göre:
15, 16, 17, 18 Temmuz tarihlerinde 09.00-18.00 saatleri arasında Akdeniz Caddesi, Taşkent 1. Caddeden itibaren Spor Park sokağa kadar, Mareşal Fevzi Çakmak Caddesi, 2. Caddeden(K.K.K.lığı nizamiye önünden) itibaren Başkent Üniversitesi Hastanesi kavşağına kadar olan güzergah yarışların bitimine kadar trafiğe kapatılacak.
Aşağıdaki fotografları sabah gelirken çektim. Sanırım antreman turları.İtalya ve Belçika takımlarına denk geldim.

Bisiklet yoluna sahip olmayan, bisikletlilerin trafikte binbir zorlukla karşılaştığı bir Avrupa Başkent'inde Yol Bisikleti Şampiyonası düzenlenmesi trajikomik bir durum. Umarım bu şampiyona bir başlangıç olur. Doğa ve sağlık dostu bu ulaşım aracı başkentimizde hızla yaygınlaşır. Yollar ve trafik bisikletlileri de düşünerek yeniden tasarlanır...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…