Ana içeriğe atla

Göksu Restaurant Nenehatun şubesi açıldı


ve beklenen gerçekleşti...Ankara'nın Sakarya caddesine açılan Bayındır sokakta yer alan Göksu, gönüllere taht kurdu. Gerek servisi, gerek yemeklerin lezzeti vazgeçilmezler arasına girdi. Mekanın Kızılay'ın göbeğindeki Sakarya caddesinde olması, kimilerini üzüyordu. Özellikle Kızılay'a hiç inmeyenler, kalabalığı sevmeyenler yukarılarda bir Göksu hayali kuruyordu.
Uzun sürdü inşaat. Nenehatun caddesi ile Tahran caddesinin kesiştiği köşede yer alan binanın inşaatının neden bu kadar sürdüğünü pek anlamamıştım, düne kadar. Dışarıdan 4-5 kat görünen bina toplamda 10 katlıymış. Üstte 3 kat içkili restaurant (ki bu bölüm henüz açılmamış), girişte bekleme salonu ve bar-kütüphane, girişin altında işkembe ve kebapçı (ki bu bölüm hizmet vermeye başladı), işkembecinin altı tam kat mutfakmış, onun altında garaj-çamaşırhane ve en altta iki kat konferans salonu olarak düzenlenmiş öğrendiğime göre.
İlk ziyaretime ait fotografları (binanın dıştan çekilmiş bir görüntüsü ve iştah açıcı) beğeninize sundum. Servis, Sakarya şubesinden alıştığımız özende. Mekan çok şık döşenmiş. Masalar beyaz örtülü, bez peçeteler de beyaz. Camlarda perde falan yok. Bu nedenle mekan aydınlık. İşkembeci ve kebapçı olarak düzenlenmiş salonda (ki Nenehatun caddesinden girişe göre bir kat aşağıda oluyor burası) mutfak, açık olarak düzenlenmiş. İçeride neler olduğunu görebiliyorsunuz.

Gelelim yedik içtiklerime :) Gerçi yediğin içtiğin senin olsun gördüklerini anlat denir ama, söz konusu olan Göksu olunca, yediğim içtiğimi de anlatmam gerekli. Önce fiyatlardan bahsedeyim: günün çorbası 5 TL, işkembe (yanlış hatırlamıyorsam) 6 TL, Antep lahmacun 3,5 TL, kebaplar 10-15 TL civarında. Kebap-işkembe sunulan salonda alkollü içecek servisi yok. Üst katlardaki bölümde olacakmış. Ben günün çorbası (yoğurtlu yarma çorbası), birer tane içli köfte ve lahmacun ile Gavurdağı salatası yedim. İçecek olarak su aldım. Üstüne sade Türk kahvesi içtim. Toplam 17,5 TL tuttu hesap. Elbette semt kebapçılarıyla kıyaslandığında hesap tuzlu. Ancak kıyaslamayı doğru yapmak gerekiyor. Bu tür mekanlarda ödediğimiz hesabın tümü yediklerimiz için olmuyor. Mekanın servis kalitesi, dekoru, personelin davranışları gibi farklılıklar fiyata bir şekilde ekleniyor. İşte yeni mekanın adresi ve telefonu:
Göksu İşkembe ve Kebap
Nenehatun caddesi No:5
Küçükesat - ANKARA
tel (0312) 437 52 52

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Hayırlı Olsun
Adsız dedi ki…
Ya kardeşim yemin ediyorum ben gittim bu kadar olmaz yaaa.. Adamlar bi tahta döşemiş aklın durur... :) ben şimdi wireless'den bağlandım merak ettim bakım internette varmı dedim. bi baktım bura var kafam hafif alkollü ancak bi kubbe var burda aha!!! burda kaldım izliyorum... Atacan AKSOY diye bi adam yaptırmış burayı 30 trilyon para gitmiş deseler inanın az derim. Adamlar mutfaklara ahçı değil manken sokmuş. Salonlara Zaten Kaliteli personelleri var. Bana mavi gözlü bi çocuk baktı. Çocuk diyorum yaşım çoook büyük 45 oldum o nerden baksan 23 Yani genç bi kadro var. İnanılmaz evet evet yanlış değil inanılmazzzz!!! lezzetli bir yemek yedim... akıllara durgunluk veriyor içerinin atmosferi. Ne derseniz Kaliteli çiçek ve tablolarla dolmuşş.. oyy çok yazdım gidin bakın diyorum başka bişey demiyorum.

Mustafa YEŞİLALP
Av.
Adsız dedi ki…
Hakikaten yemek yemeğe değer bir yer olduğu kanaatine vardım. Çorba ve ana yemek çok güzeldi yemek sonrası yediğim tatlı ve çay uzun zamandır özlemini çektiğim lezzetleri yaşamamı sağladı. Teşekkürler Göksu
Adsız dedi ki…
hayırlı olsun.yeni yer, yeni tatlar,yeni çalışanlar.inşallah kızılay'ı aratmazlar.
Gurme dedi ki…
Mekan güzel yemekler iyi amma servis ağır ve gelen müşteriler hala kızılayda olduklarını zannederek etrafındaki ailelere dikkat etmeden küfürlü konuşmaktalar ve sigara içilmeyen bölüm olmaması negatif yönleri
Adsız dedi ki…
merhaba içkili restorant bölümünüz ne zaman açılacak gelmeden önce rezervasyon ettirmemiz gerekiyor mu yoksa sıradan bir gün de de gelebilirmiyiz
Adsız dedi ki…
merhaba yeni yerinizde ne zaman alkollü içecekler sunulmaya başlayacak gelmeden önce rezarvasyon yaptırmamız gerkecek mi? yoksa sıradan bir günde de gelip yemek yiyebilirmiyiz.Tabiki alkollü içecekleriniz hizmete girdiğinde
Adsız dedi ki…
merhaba yeni yerinizde alkollü içecekleriniz ne zaman sunuma başlayacak.Gelmeden önce rezarvasyon yaptırmamız gerekiyor mu? yoksa sıradan bir günde de gelip yemek yiyebilir miyiz tabiki alkollü içeceklerinizi sunumuna başladığınızda
SADECEOZGUR dedi ki…
Merhaba,
Aslında bir kaç kez Göksu Lokantası ile müşterisi olmam dışında ilişkim olmadığını belirtmiştim. Ancak sanırım ki Göksu yazınca ilk çıkan sayfa benim blogum olunca insanlarda yanlış algılamalar oluşuyor.
Bildiğim kadarıyla sorularınıza yanıt vermeye çalışayım. Göksu'nun alkollü içecek sunulan üst katları 14 Mart itibariyle açıldı. Duyduğuma göre epey dolu oluyormuş. Özellikle grup olarak gitmeyi planlıyorsanız rezervasyon yaptırmanızı öneririm. Göksu'dan açıklama yapan olursa severek yayınlarım...
Şimdiden iyi eğlenceler ve afiyet olsun...
Adsız dedi ki…
yorumları okudum evet bende goksu restorantın bı personelıyım yıllardır bu sektorde hızmet vermekteyım ve ben bole guxel kalıtelı bıyerde calışmadım bugune kadar sanırım bugunden sonrada kımse bole bı yatırım yapmaz patronumuz atacan aksoya teşekurler 200 kışı buradan ekmek yıyorr allah razı olsunn bışey dıyecek kelıme bulamıyorum sadece burdas olmaktan cok mutluyum ve cok gururluyum bunuda atacan beye borcluyuz bole bıyerı ankaraya kavuşturduğu ıcın allah bol kazanclar versın ha bu arda cok şanslıyımmm orda olduğumdan gelın gorun mukemmelığı saygılarrrr mustafa kemal kesimal
mehmet doğan ates dedi ki…
HER ŞİKAYET BİR ARMAĞANDIR.

YAZMIŞ BİR MÜESSESE SAHİBİ.

BENDE ONUN KULAKLARINI ÇINLATARAK YAZIYORUM.

FİYATLARIN İÇİNE KUVER VE SERVİS ÜCRETİ DAHİL OLSAYDI,,

DAHA ŞEFFAF VE DOĞRU OLURDU.
ÖRNEĞİN, ÇORBA BEŞ LİRA AMA ARTI KUVER ÜCRETİ ARTI SERVİS YÜZDE ON EKLENİNCE FARKLI ÇORBA FİYATI ÇIKIYOR.

İŞLETME SAHİBİ HERŞEYİ DÜŞÜNMÜŞ. ŞEFLERİN TELSİZLERİ V.S. HER TÜRLÜ İLETİŞİM İMKANI OLMASINA RAĞMEN SERVİS DAHA PROFOSYENEL VE TELAŞSIZ OLABİLİRDİ. KALİTELİ BAYAN ELEMANLARADA KESİNLİKLE İHTİYAÇ VAR.

KAPIDA KARŞILAMA PARK ORGANİZASYONU VE UĞURLAMA İYİYDİ.

ATACAN BEYE BÖYLESİNE BİR MEKAN SUNDUĞU İÇİN TEŞEKKÜR EDER, HAYIRLI İŞLER, BOL KAZANÇLAR DİLERİM.
Mehmet Doğan Ateş.
mdhotel dedi ki…
herşey çok şık lezzet tavan yapmış ama küçük kusurlarda yok değil.... nedensiz ve garip bir telaş yaşanılıyor serviste tahminim zamanla oda hallolacaktır iyi çalışmalar...
Adsız dedi ki…
dünya çapında idda ile açılan bir yer diye bahis ediliyor nenehatun göksu ile ilgili..Evet iddalı olundugu daha içeri girer girmez belli oluyor muazzam bir büyüklük şık bir dekor yemeklerin lezzeti kısacası herşey tavan yapmış ama sanki biraz gereksiz bir telaş var özellikle servis personelinde .Tahminim buda yavaş yavaş oturacaktır......
Adsız dedi ki…
Hala meşhur sufle yok
Adsız dedi ki…
her sey guyel ama burada biz dugun salonuna bakiyoru....
Adsız dedi ki…
BİNAYA BAKIYORUM ,İŞLEVİNE BAKIYORUM, LOKANTA .HERKAT LOKANTA, TÜM MENÜ BİRBİRENE KARIŞMIŞ, NEDEN ANLAMADIM, DAHA DÜZENLİ OLAMAZMIYDI,MESELA BİRKATI LAKANTA İSE BİRKATI RESTORAN,BİRKATI BALIKCI,BİRKATI MÜZIKAL ROOF,BİRKATI.BAR,BIRKATI CLUUP DİSKO.VS GİBİ DAHA PROFESYONEL PAYLAŞIMLA BİR BLOK OLALİRDI VE HİÇ BIRŞEY DE BİRBİRINE KARIŞMAZDI ,DİYE DÜŞÜNÜYORUM,
Baran Cuhruk dedi ki…
Gerçekten ben de severek gidiyordum. Ta ki pişmemiş balık getirip geri göndermemize ve tekrar pişmesini istememize rağmen yine pişmemiş olarak gelmesine kadar. Buraya kadar olanı kabul edilebilir hatadır yapılır denilebilir ama bir de bu pişmemiş balığın parasını hesaba yansıtmaları, buna itiraz etmemize rağmen hayır ödeyeceksiniz tutumu sergilemeleri kabul edilebilir değil. İş çok para harcayarak lüks restoran yapmakla bitmiyor bence. Yapılan işin arkasında durulmalı ve hatanın bedeli müşteriye ödetilmemeli.
SADECEOZGUR dedi ki…
Göksu ve diğer yazılara ilişkin yorumlarınızın büyük bölümünü yayınlıyorum. Elediklerim ise doğrudan mekan sahibine hitaben yazılmış olanlar. Bu iletileri, muhattaplarına göndermeniz daha doğru olacaktır...
Adsız dedi ki…
Herşey çok güzel muhteşem atmosfer,Yemekler güzel fakat hergün önünden Araba ile geçiyorum Trafiği fazlasıyla alt üst ediyorlar,birde üstelik bir şey demeye gelmiyor,asıl kişisel kalitelerini göstererek kabadayılık yapıyorlar.Acaba trafik polisleri niye müdale etmiyor?.
Adsız dedi ki…
Yemekler çok güzel,görünüm çok güzel,fakat trafik felç,her gün önünden geçmek zorundayım ve her seferinde problem,tam bir terbiyesizlik, paranın gücü herhalde içeride olanlar sadece yetmiyor,bir şey söyledimmi gerçek kalitelerini gösterip kabadayılık yapıyorlar.Trafik Polisleri bu konuyla niye ilgilenmiyor acaba.
Adsız dedi ki…
evet ama trafik bütün esat ve nenehatun caddelerinin problemi galiba bu sorunu tamamiyle göksuya maletmek haksızlık gibi geliyor bana ayrıca bende seneldir orda yerim ama kabadayılık yapan kimseyle karşılaşmadım doğrusu
Adsız dedi ki…
Merhaba,
dün iftar yemeği için gittik öncelikle iftar için hazırlanan tencere yemeklerini istememizi diğerlerini çok beklemek zorunda kalacağımızı ifade etti nedenide 60 kişilik bir rezervasyon olması ve o kişilerin kebap siparişi vermesi 4 katlı restaurant ama 60 kişi üstü kebap çıkarınca servis 1 saat sarkabiliyormuş ....kebap 15.50 idi ve su istedik ortaya sağolsunlar kendi ikramları diye göstererek salata, çorba ve iftar tabağı getirildi hesaba hizmet bedeli olarak 25 lira küver 20 lira iftar tabağı 32 olan bir hesap geldi çıkışta kişi başı 40-45 arası ödemek zorunda kaldık bende diğer yazan arkadaşla aynı fikirdeyim ekstraları fiyatlara sunulması müşteriyi yanıltmaz
Adsız dedi ki…
Göksu restoran ne yazık ki biz Nenehatun caddesi sakinleri için gönlümüze taht kurmaktan çok uzak. Sebebi de yoğun olduğu zamanlarda önünce sıralar halinde biriken ve metreler boyu tüm park yerlerini kapataran müşteri otomobilleri. Bu durum Nenehatunda oturan vatandaşların arabalarını koyacak bir yer bulmalarını imkansız kılıyor. Bu sorunu özellikle gece geç saatlerde yaşadığımızda ciddi anlamda mağdur durumda kalıyoruz. Öte yandan hem Nenehatun, hem de Tahran caddesinin aşağı bölümü bu araçlar yüzünden zaman zaman tek şeride iniyor ve trafik felç oluyor.
Bunca para akıtıp lüks bir restoran açabilen kişilerin otopark sorununu çözememeleri içler acısı. Her gün polise şikayetçi olmaktan sıkıldık ama nitekim polis de durumu fazla ciddiye almıyor gibi, çünkü sorun olduğu gibi devam etmekte. Bunları buraya yazmamım sebebi, Göksu restoran müşterilerini bu konuda hassas olmaya davet etmek. Biz ne yazık ki ciddiye alınmıyoruz ama restoran müşterilerinden bu konuda sitem, şikayet ya da yalnızca "Niçin yeterli kapasitede bir otoparkınız yok, arabaları cadde kenarlarına istifliyorsunuz?" sorusunu duymak bile restoran sahiplerini harekete geçirmeye yardımcı olabilir. Sesimizi duyurmaya ihtiyacımız var, umarım yorumumu onaylar ve yayınlarsınız...
Adsız dedi ki…
Bu lokantanın yeri isabetli seçilmemiş.müşteri arabaları trafiği felç ediyor ve etrafı rahatsız ediyor.bu kadar yatırım yap yeterli otopark yapma olmaz böyle yatırım.
Adsız dedi ki…
ABİLERIM BNDE BU LOKANTADA CALISIYORUM BURAYI YAPTIRAN KISI ATACAN AKSOY ISKEMBE KEBAP SALONUMUZ 24 SAAT ACIKTIR BN ISKENBEDE CALISIYORUM AKSAM 8 DEN SABAH 8 E KADAR VE HARIKA BIRYER 250 PERSONELI VAR AKSAM 8 DE FILAN HAFTA ICI FULL OLUOR LOKANTA GELIRSENIZ BEKLERIM DAHA BENIM YASIM 15 'AMA HERKEZİ DAVET EDIOrZ
Adsız dedi ki…
yargı mensubuyum.. meslektaşımla gittik..hiç memnun kalmadım...çünkü hizmet yavaş,ilgi yok,yemekten sonra ne çay ne kahve ne tatlı ikram etmediler,kolonyalı mendil bile verılmedı...karışık kebabın yanına 2 dilim normal ekmek getırdıler bız de lavaş istedık haliyle.. kebaplar lavasla yenır normal kepeklı ekmekle degil..lavaşa bıle bi ton para aldılar..onemlı olan para harcamak degıl gereken ılgı ve alakayı görebılmek..bundan sonra asla gıtmeyeğim..gitmeyi düşünenlere de asla tavsiye etmeyeceğim...

Bu blogdaki popüler yayınlar

gel gör beni

Aşk ile yanmaya başlayınca, "normal" olmak zor, hatta sanırım olanaksız. Yunus Emre'nin çok bilinen ilahisinde bu "normal"den uzaklaşmış hâl anlatılıyor. Her yazıda olduğu gibi, ilahinin tümünü sona sakladım.
Dünyevî aşkta da bir "normal"den uzaklaşma görülür. Elbette buradaki esriklik, ilahî aşktaki gibi değildir. Zaten, hep yazdığım gibi, dünyevî aşk, ilahî aşkın bir eskizi, taslağı sadece. Sevdicekte görüp etkilendiklerimiz ile O'nunla bir olma gayesini kıyaslamak bile anlamsız. 
Aşkın normalden uzaklaşmak olduğu tespiti, edebiyatta da işlenmiş yıllar boyunca. Bugüne kadar okuduklarım arasında en vurucu olanı ise Psikiyatrist Doktor Levent Mete tarafından yazılan Aşk Hastalığı adlı roman. O esriklik halini o kadar iyi tanımlamış ki, okurken iliklerime kadar hissettiğimi hatırlıyorum.
Dünyevî aşk, bence, karşı konulamaz bir arzu ve bir arada olma isteğiyle birlikte başlıyor. Bir an bile yanından ayrılmaya katlanamama, elini elinden, gözünü gözünden…

ODTÜ: Orta Doğu Teknik Üniversitesi

Madem bugün üniversiteye giriş sınavı yapıldı, o zaman benim de mezunları arasında yer almaktan büyük onur duyduğum üniversitemin en taze fotograflarından bir seçki sunayım. Fotografları Samsung Note 8 ile çektim. Meraklıları için ekleyeyim, telefon benim değil...
bu heykel ile ilgili o kadar çok şey söylenirdi ki. 10 Kasım'da gölgelerin ATA yazdığı en bilineni sanırım. 


ODTÜ'de bir de müze var. Üniversite kurulurken çıkan eserler sergileniyor. Mimarlık fakültesinin yanında...

Mimarlık fakültesi binaları, ODTÜ'de en sevdiğim binaların başında geliyor. Orada hiç ders almamış olsam bile mimarlığın binalarının farklılığı sanırım beni çeken. 

 ve elbette Mimarlık Amfisi. Ne kadar çok etkinlik izledim orada. Ne kadar farklı kişilerle birlikte....









İkiz bebekle tatile çıkacaklara öneriler

Blog sayfamdaki yazıları belli kategorilere göre ayırıp etiketliyorum. Yazacaklarımın etiketlenebilecek şeyler olmasına özen gösteriyorum. Kısacası her aklıma geleni bloga yazmıyorum. Bugün canım sıkıldı, bari canımın sıkıldığını tüm dünya duysun demiyorum. Biraz bu nedenle, biraz yazarın anonimliğini korumasını sağlama kaygısıyla özel hayatıma ilişkin paylaşımları sınırlı tuttum bu güne kadar. Bu yazı yukarıda anlattıklarımla çelişse bile tatile çıkmadan önce yaptığım internet aramalarında işe yarar çok az bilgi bulabildiğim için ikiz bebek sahiplerine deneyimlerimi aktarayım istedim. Bu yazı ile birlikte yeni bir etiket bloga merhaba diyor: İkiz büyütmek. Bu etiket altında, çok sık olmamakla birlikte, ikiz büyütürken yaşadıklarımı paylaşacağım.

Saklıbahçe Restaurant / Çamlıbel Köyü - Güre - Edremit - Balıkesir

Tüm zamanların en uzun başlığı oldu sanırım. Mekanın adresi böyle, yapacak bir şey yok. Sakin kuzey egenin sakin mekanlarında dolaşmaya devam. Edremit ile Ayvacık arasında, eskiden küçük ve şirin olan yerleşim yerleri, şimdilerde halen şirin olsa da artık küçük değil. Özellikle Akçay sokaklarında dolaşırken İstanbul'un sahil mahallelerinde dolaştığınızı düşünebilirsiniz. Yüksek apartmanlar, sokaklar boyu park etmiş arabalar ve büyük şehir telaşıyla bölgenin en bozulmuş yerleşim birimi sanırım.  Güre, belki termal kaynağının getirdiği bir avantaj ile bu bozulmadan Akçay ve Altınoluk kadar etkilenmemiş gibi geldi bana. Halen sakin, halen kasaba havasında. Güre'den Altınoluk yönüne doğru giderken sağa Tahtakuşlar, Çamlıbel levhalarını göreceksiniz. Bu levhaları takip ederek, Kaz dağlarında yer alan Tahtakuşlar ve Çamlıbel köylerine ulaşabilirsiniz. Tahtakuşlar'da sizi bir etnografya müzesi karşılayacak. Çamlıbel'de ise Saklıbahçe. Sanırım köyde başka mekanlar da vardır. Bi…

Gaziantep'i Ankara'ya taşımak: Beyran Entep Mutfağı Yıldız'da

Gaziantep, Zeugma müzesi, kalesi, çarşısı kadar mutfağıyla da ünlü bir kent. Tatlıları, kebapları, beyran, yuvarlama ve elbette lahmacunu çok özel. Ne mutlu ki artık bu özel tatları denemek için Antep'e kadar gitmenize gerek yok. Ankara'daysanız Yıldız'a gitmeniz yeterli. 
Turan Güneş Bulvarı'nın paraleli olan cadde üzerinde, Hollanda elçiliğinin önünden geçip Çankaya yönünde aşağı doğru ilerlerken sol tarafınızda göreceksiniz Beyran - Entep Mutfağı adlı mekanı. 
Fazla çeşitli olmayan bir menüsü var. Odun ateşli taş fırında pişen lahmacunu Ankara'nın ne lezzetli Antep usulü lahmacunu. Malum, sarımsak da katılıyor içine Antep usulünün. Ancak Beyran'daki lahmacunu öne çıkartan sadece sarımsak değil, hamurun inceliği ve çıtırlığı. 
Beyran, et suyu, sarımsak ve pirinç ile hazırlanan bir çorba. İçerisinde et de var. Antep'te harlı yanan ocağın üzerinden pense ile tutularak indirilip, olanca sıcaklığı ile servis ediliyordu. Beyran'da da aynı usül geçerli. Pense …

yola girmek, yolda kalmak, aşkla kalmak

Aşk konusunda yazmaya başladıkça "yol" ve "aşk" kelimelerinin anlamı farklılaştı. Eskiden yol, bir yere ulaşmak için çıkan bir durum iken, artık hayatın kendisi haline geldi. Aslında "iki kapılı han"a girdiğimizden bu yana yaptığımız, "yolda olmak". Ama önemli olan "doğru yolu" "sırat-ı müstakim"i bulmak ve ondan ayrılmamak. 
Yazıldığı kadar kolay bir iş değil, doğru yolu, orta yolu bulmak. Bulduğunu düşündüğü bu yolda kalmak da ayrıca zor. Yoldan çıkartmak için, nefis başta olmak üzere, fırsat kollayanlar çok. Bence, burada kıymetli olan, hayatın içinde ve yolda kalmayı başarmak. Kelâm'ın öğüdü de bu yönde, anlayabildiğim kadarıyla. Hayatın dışına çıkıp, inzivaya çekilip, emir ve yasaklara uymaya gayret tasvip edilmiyor. Dediğim gibi, anladığım kadarıyla. Doğrusunu mutlaka O bilir.
Aşkla kalmak da bu anlamda önemli. Hayatımızın merkezine ilahî aşkı koyup onunla yaşamamız, her daim uyanık kalıp, doğru yoldan sapmamak için m…

Bir derdim var bin dermana değişmem

Yazının başlığı Şah Hatayî'nin bir nefesinden/deyişinden. Yazıya başlamadan bir iki satır Şah Hatayî mahlâslı Şah İsmail'den bahsedeceğim. Osmanlı Sultanı Yavuz Sultan Selim ile yaptığı ve kaybettiği Çaldıran Savaşı'nı biliriz tarih kitaplarından. 37 yaşında Hakk'a yürüyen Şah İsmail'in mücadelesi ile ilgili buradan bilgi edinebilirsiniz. "Muhabbet bağı" olarak da bilinen bu deyişinin sözlerini yazının sonuna ekledim. 
Sene 1996 olmalı, üniversite bitmiş ve yüksek lisans eğitimi başlamış. Bir yandan mesleğe yeni başlamış olmanın bir yandan yüksek lisans derslerinin zorlaması ile hafiften bunalmış bir şekilde yaşayıp gidiyorum. Sevgilim yok. Halen yaptığımız gibi, liseden arkadaşlar ile buluştuk. Arkadaşlardan birisi dert yandı bana, öncelikle ne kadar şanslı olduğumu söyledi ve ardından ekledi, "bak sevgilin yok, tek derdin kendin, ben ise öyle mi, onun her şeyiyle de ilgilenmem gerekiyor". Başta şaka yaptığını düşünsem bile yüzünün ifadesinden s…

Viyana notları - 2 / Hotel Sacher

Tembellik en kötü özelliklerimden. 2008 yılı temmuz ayı sonlarında 4 günlük Viyana gezime ilişkin ilk yazıları döner dönmez yazmış ve takip edenlerin en kısa sürede sayfamda yer alacağını vaadetmiştim. Neredeyse iki yıl sonra vaadimi yerine getiriyorum. Aşağıda okuyacağınız notları gezi sırasında tutmuştum. İtalik mavi ile yazılan kısımlar notların orijinal halinde var. İtalik olmayan bölümleri ise (ki çoğunlukla açıklamalar) sonradan ekledim...

25 Temmuz 2008 21.44 Hotel Sacher'in cafesinde oturuyoruz.  Viyana'daki ikinci günümün akşamında yorgunluk var. Biraz da orijinal sacher'in doğurduğu merak. Orijinal sacher torte'nin fiyatı 4,90€. Yanında içtiğimiz Wiener Melange ise 4,20 €.  Sacher de ne, melange neyin nesi diyenler için ikisini de kısaca tanıtmaya çalışayım. Önce sacher'den başlamam gerekiyor. Ülkemizde de pastanelerde satılan çikolata kaplı bir pasta. İçerisinde kakaolu kek ve kayısı marmelatı var. Viyana ve Salzburg'da şubesi bulunan Hotel Sacher'…

Körfezin incisi Küçükkuyu'da: Baykuş Bar

Küçükkuyu Belediyesi'nin sloganı "Ege'nin başladığı yer". Edremit Körfezi'nin en batı ucu Küçükkuyu. Bu şirin belediyelik, Çanakkale'nin güney doğu sınırını da oluşturuyor. Mıhlı çayını Edremit yönüne doğru geçtiğinizde artık Altınoluk'a, ki kendisi Balıkesir'e bağlı, girmiş oluyorsunuz. 
Baykuş Bar, 2013 yılı yazının ortasında açıldı. İnşaatını gün gün izledik. Temmuz ve ağustos, Küçükkuyu'nun en dolu olduğu aylar. Baykuş, 2013 ağustosunun ortasında açıldı. Zaman zaman oturduğumuz ve güzel müzik çalan farklı mekanın sahibi Semih Göksel ile bir söyleşi gerçekleştirdim. Semih Abi, Ankara kaçkını. Söyleşide yer alan fotografları da kendisi gönderdi. Peynir tabağı fotografı bana ait sadece. Karşınızda Baykuş Bar. 
Herkese iyi pazarlar. Bir önemli not, kıymetli sosyal medya takipçilerime. Evet, ülkede bunlar yaşanırken ben bunlarla uğraşıyorum. En azından bir şeyler uğraşıyorum. Siz, size gelenleri yeniden yayınlamak dışında ne yapıyorsunuz? Gönderdiğin…