Ana içeriğe atla

Teras Restaurant, Denizli

Ankara'dan Datça'ya giderken yolumuz Denizli'den geçiyor. Türkiye'nin tekstil ve mermer cenneti bu güzel kentimizin Muğla tarafındaki çıkışında Şahintepesi olarak isimlendirilen bir bölge var. Yol kenarında kahvaltı edebileceğiniz, ızgara mangal yapabileceğiniz bir çok tesis karşılıyor. Teras Restaurant bunlardan birisi. Denizli'den Muğla'ya doğru yokuşu tırmanrken sağdaki ilk tesis yanılmıyorsam. Zaten adres ve telefon bilgileri aşağıda var.
Teras'da Datça dönüşü konakladık. Sabahın ilk ışıklarıyla yola düşünce kahvaltı vakti Denizli'ye gelmiştik. Çok lezzetli gözlemeler ve demli çayın yanı sıra, belki de bu yazıyı klavyeye almam sebep olan sabahın sürprizinden yedik: kızarmış dondurma. (menüdeki adıyla sıcak donrdurma) Bilmeyenler için kısaca bahsedeyim. Dondurmayı mısır gevrekli, unlu, şekerli bir hamura bulayıp çok kızgın ateşte kısacık tutuyorlar. Hamur pişerken içindeki dondurma erimemiş oluyor. Hamuru kestiğinizde dondurmaya ulaşıyorsunuz. Yanına mevsim meyvalarından koyup üzerine fındık fıstık çikolata sosu dökünce eşsiz bir lezzet ortaya çıkıyor. Kahvaltı saatinde dondurma kızartması yenir mi demeyin. Yeniyor, hem de afiyetle...
Teras Restaurant
258.266 42 57
Acıpayam Yolu Üzeri Gökçen Mevki
10. km Denizli

Yorumlar

Adsız dedi ki…
Gerçekten müthiş betimlemişsiniz tebrik ederim.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…