Pazartesi, Eylül 01, 2008

hoşgeldin eylül

Yılın en sevdiğim ayları başlıyor. Yaz boyunca sıcaktan ve yalnızlıktan kavrulan başkent, sonbaharın gelmesiyle hareketleniyor. Okullarda, üniversitelerde telaş çoktan başladı. Devlet Tiyatroları, Opera, sergi salonları yeni sezon hazırlıklarını tamamladı. Kafelerde oturmak, kentin sokaklarını arşınlamak daha keyifli olacak bundan sonra.
Yaz, Datça gibi yerlerde yaşayanlar için keyifli olabilir ya da emekli olmuşlar için. Ancak büyük kentlerde çalışanlar için aynı şeyi söyleyebilir miyiz? 10-15 günlük izin dönemi ve geç kararan hava ve ince-hafif kıyafetler dışında çok da artısı var mı?

Hiç yorum yok: