Pazar, Nisan 20, 2008

başka türlü bir şey benim istediğim

Can Yücel'in şiiri başka türlü bir şey benim istediğim, Ne ağaca benzer ne de buluta, burası gibi değil gideceğim memleket, Denizi ayrı deniz havası ayrı hava diye devam ediyor. Benim istediğim meslek odaları da başka türlü bir şey:
  • Öncelikli amacı meslek alanlarına ilişkin kamu yararını gözetecek çalışmalar yapmak olan, ancak bu çalışmaları üyelerinin tümünü kapsayacak şekilde yayan bir yapı. Adım .... mühendisleri/tabipleri odası, aktif üyelerim ... işleri ile ilgileniyor, ben sadece adımdaki uzmanlıkla ilgili açıklamaları yaparım yeter demeyen bir oda.
  • Meslek alanındaki gelişmeleri önceden görüp, konunun tüm taraflarını bir araya getirecek etkinlikler yapan bir oda. Puan peşindeki akademisyenlerle, akademisyenlere hoş görünmek için gelen öğrenciler dışında kimsenin ilgisini çekmeyen, sektörden kopuk, teknolojik gelişmelerle doldurul(a)mamış kongreler düzenlemeyen bir oda.
  • Meslek örgütünün yanı sıra mücadele örgütü olduğunu unutmamış, gelenekselleştirilmiş .... ayı (mesela ekim) mitingleri düzenlemek yerine geniş halk kitlelerinin sorunlarına eğilen, kimi zaman onlara rehberlik eden bir oda.
  • Dünyadaki benzer meslek örgütleriyle, standart kuruluşlarıyla yakın ilişkiler kurarak teknolojinin gelişimine ulusal katkıyı arttırmayı hedefleyen çalışmaları yürüten bir oda.
  • Gelecekteki meslektaşları ve potansiyel üyeleri olan mühendislik/tıp fakültesi öğrencilerini, gençliğin dinamizmini ve heyecanını örümceklenmiş oda siyasetlerinin içinde boğmayan bir oda.
  • Genel kurullarında, meslek alanlarında yaşanan/yaşanacak gelişmelere karşı yürütülecek çalışmaları tüm üyelerinin katkısı ile birlikte örmeyi hedefleyen, genel kurulları sadece seçimlerdeki ittifakların konuşulduğu kulislerden ibaret görmeyen bir oda.
  • Aynı isimleri dönüp dönüp oda kurullarına seçilmediği, hatta tüzüğüne üst üste 2 dönemden toplamda ise 3 dönemden fazla kurul üyeliği yapılamayacağı yazan bir oda.

Hayal mi sizce düşündüklerim? İmkansız mı yoksa? Hiç birisi değil. Başka türlü bir dünya mümkün diyorsak eğer inanarak, öncelikle başka türlü meslek odası mümkün demek zorundayız. Yoksa ne mi olur? Şimdi ne oluyorsa o olur. Üyeleriniz bir bir odadan elini eteğini çeker. Siz kıymetli yöneticiler de lokallerde oturup dünyayı ve Türkiye'yi kurtarırsınız. Sağda solda öğünürsünüz bir de ben odadan emekli oldum. Ben emekliliğimde oda profesyonelliği yapıyorum. Bir maaş da buradan alıyorum. Ben 10 yıldır oda yöneticisiyim. Öyle ilişkilerim var ki kimse deviremez beni. Sonra da politikacıları eleştirirsiniz, ülkeyi kötü yönetiyorlar diye. Unutmayın ki keser döner sap döner, gün gelir devran döner. Sultan Süleyman'a kalmayan dünya size de kalmaz...

Hiç yorum yok: