Ana içeriğe atla

Kayıp Kütüphaneler, James Raven


Kayıp Kütüphaneler

Antikiteden Günümüze Yok Olan Koleksiyonlar
derleyen James Raven çevirmen Dilek Cenkçiler
Bileşim Yayınevi tarafından Ekim 2006 tarihinde yayınlanan ilginç bir derleme Kayıp Kütüphaneler. Eski Mezopotamya'dan, Irak'ın işgali sırasında yağmalanan Bağdat kütüphanesine, Aristo'nun “gezgin” kütüphanesinden Tibet kütüphanelerine uzanan geniş zaman ve mekanlarda kayıp koleksiyonlara dair ilginç bilgiler barındırıyor kitap. James Raven, Essex Üniversitesi'nde Modern İngiliz Tarihi profesörü olarak çalışan bir bilim adamı. Kayıp Kütüphaneler'in girişine yazdığı Kayıpların Yarattığı Sarsıntı başlıklı makalesi, kitabın kısa bir özeti niteliğinde. Kitaptaki diğer makaleler, konularının uzmanı bilim insanları tarafından yazılmış. Kitabın çevirmeni, elektrik-elektronik mühendisi bir meslektaşım: Dilek Cenkçiler.
Kitapların kaybı, aslında insanlığın ortak belleğinin kaybı bir yerde. Tarihe bakıldığında bu kayıplar, sadece yağmalamalarla olmamış. Yeterli önlemleri almadan saklanmış kitaplar bir süre sonra kullanılamaz hale gelmiş. Bir başka kayıp nedeni ise kötü endeksleme. Kütüphanenin içeriği düzgün tutulmadığı için arandığında bulunamayan kitapların, fiziksel olarak var olmalarının pek bir anlamı kalmamış. Kitaptaki örneklerin birisi ise oldukça şaşırtıcı:
Mart 2001'de, Avusturalya'daki en büyük üniversitelerden biri olan Batı Sidney Üniversitesi, üniversite «saklama giderlerini karşılayamadığı için», antika baskılar dahil 10,000 kitabın, bir kriket sahasının yanındaki arsaya gömüldüğünü itiraf etmiştir.
Kütüphane yağmalamalarının günümüzde de hala sürüyor olması dehşet verici. Kitabın ilk sayfasından bir alıntı oldukça düşündürücü:
2003 yılının Nisan'ında Amerikan ve İngiliz kuvvetlerinin Irak'a yaptığı saldırı, sadece binlerce sivil ve askeri hayata mal olmakla kalmamış, aynı zamanda, ülkenin maddi mirasının büyük bir bölümünün yıkılışı ile ilgili detaylı raporların da ortaya çıkmasına neden olmuştur. Amerikan Birliklerinin Bağdat'a girmesinden hemen sonraki 48 saat içinde, Ulusal Kütüphane ile Dini Bağışlar Bakanlığı'ndaki kütüphanenin enkaz haline geldiği ve yağmacıların Ulusal Müze'de bulunan 170,000'den fazla eseri kaçırdığı iddiaları ortaya çıktı. Musul'daki Üniversite Kütüphanesi ise tamamen yıkılmıştı.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…