Cuma, Aralık 29, 2006
Yeni blogger
Çarşamba, Aralık 27, 2006
Mudurnu Restaurant, Ulus mekanYorum
Pazartesi, Aralık 25, 2006
Meşhur Cartlakçı Coşkun Usta, mekanYorum
Cenneti Beklerken, filmYorum

Cuma, Aralık 22, 2006
İvan İlyiç'in Ölümü, kitapYorum

Perşembe, Aralık 21, 2006
11. Türkiye'de İnternet Konferansı

Meşhur Bursa Kebapçısı, mekanYorum
İstiklal Caddesi No:45 Taksim - İstanbul
tel (0212) 249 93 72
(0212) 249 97 42
(0212) 249 92 59
Çarşamba, Aralık 20, 2006
Prime-time'a elveda mı?
Salı, Aralık 19, 2006
No Doubt - Don't speak
You and me
We used to be together
Everyday together always
I really feel
That I'm losing my best friend
I can't believe
This could be the end
It looks as though you're letting go
And if it's real
Well I don't want to know
Don't speak I know just what you're saying
So please stop explaining
Don't tell me cause it hurts
Don't speak I know what you're thinking
I don't need your reasons
Don't tell me cause it hurts
Our memories
Well, they can be inviting
But some are altogether Mighty frightening
As we die, both you and I
With my head in my hands I sit and cry
Don't speak I know just what you're saying
So please stop explaining
Don't tell me cause it hurts (no, no, no)
Don't speak I know what you're thinking and
I don't need your reasons
Don't tell me cause it hurts
It's all ending I gotta stop pretending who we are...
You and me
I can see us dying...are we?
Don't speak I know just what you're saying
So please stop explaining
Don't tell me cause it hurts (no, no, no)
Don't speak I know what you're thinking and
I don't need your reasons
Don't tell me cause it hurts
Don't tell me cause it hurts! I know what you're saying
So please stop explaining
Don't speak,
don't speak,
don't speak, oh I know what you're thinking
And I don't need your reasons
I know you're good,
I know you're good,
I know you're real good Oh, la la la la la la La la la la la la
Don't,
Don't, uh-huh Hush, hush darlin'
Hush, hush darlin' Hush, hush don't tell me tell me cause it hurts
Hush, hush darlin'
Hush, hush darlin' Hush, hush don't tell me tell me cause it hurts
Cubana, Ankara mekanYorum
Pazartesi, Aralık 18, 2006
Pardus
Cuma, Aralık 15, 2006
Veda Vakti, filmYorum

Büyük Çekişmeler, Hal Hellman, kitapYorum

Hal Hellman
Bilim tarihi ilginç tartışmalarla geçmiş. Bu tartışmaların bir bölümü bilim adamları arasında, bir bölümü ise bilim adamları ile din adamları arasında yaşanmış. Kitap, Papa VIII. Urban ile Galileo arasındaki tartışma ile başlıyor. Yazar, kronolojik sıra izleyerek oluşturulduğu on bölümde, bilim tarihi açısından önem taşıyan on tartışmaya yer vermiş. Bölümler birbirinden kopuk değil. Aslında böyle bir şey beklemek de pek doğru değil. Çünkü bilim çevresi aynı ve bir tartışmada taraf olan bilim adamları (özellikle eski dönemlerde bilim adamlarının bir çok farklı alanda çalışma yaptığı düşünüldüğünde) başka tartışmalarda da taraf olmuşlar. Bu tartışmaları yapan kişilerin kısa özgeçmişlerine de yer verilmiş kitapta. Bu sayede onları tartışmaya iten sebepler de görülebiliyor. Kişilerin yalnızlıkları, hırsları, dönemin koşulları, tartışmalardaki destekçiler sonuçlar üzerinde etkili olmuş.
Bilim adamları arasındaki tartışmalarda, aslında kaybeden taraf yok denebilir. Ancak, bilim ile din arasında, özellikle Darwin'in evrim teorisi ile başlayan (ya da netleşen) mücadelenin günümüde de sürdüğü görülüyor. Mühendislik eğitimimiz ve iş hayatımızda birer birim olarak karşımıza çıkan Joule, Becquerel, Newton, Kelvin gibi bilginlerin hayatlarının bir dönemi hakkında bilgi edinmek isteyenlere, bilim tarihinin geçtiği süreçleri görmek isteyenlere, genel kültürünü arttırmak isteyenlere öneririm.
Çarşamba, Aralık 13, 2006
Tavukçu Lokantası Karadeniz Mutfağı, mekanYorum
Eski bohçadan Kestaneli Lezzet Topları
Eski bohçadan (yani eski web sayfamdan) zaman zaman aktarımlarda bulunacağımı yazmıştım. Hazır mevsim kestane mevsimiyken, aşağıdaki güzel tarifi paylaşayım istedim. Tarifin sayfaya yazıldığı dönemde sayısal fotograf makinemiz yoktu. Bu nedenle, sonucun fotografları yok. Bir daha yapınca söz :)
Malzemeler
1 kg Kestane, 2 Adet Çikolata, 10 Kaşık Şeker, Hindistan Cevizi, Yarım Çay Bardağı Süt
Öncelikle bu lezzetli tatlıyı bulduğu ve yaptığı için sevgili eşim Evren'e teşekkürler. Kestaneleri çizip kaynatıyoruz. Düdüklü tencere kullanırsak daha kısa sürede kaynıyor. Kestaneleri soyduktan sonra karıştırıcıya koyup üzerine şeker ekliyoruz. Şeker ve kestaneler karışınca hamur kıvamına geliyor. Kestane hamurundan küçük toplar yapıyoruz. Toplarımızı bulayacağımız sos için çikolataları su dolu kap içerisine koyduğumuz ikinci bir kabın içerisinde eritiyoruz. Az miktardaki sütü bu karışıma katıyoruz. Lezzet toplarını çikolata sosuna batırıp biraz soğumaya bırakıyoruz. Son olarak üzerine hindistan cevizi döküyoruz.
Afiyet olsun...
Salı, Aralık 12, 2006
Tele Metin (Teletext)
1970?li yıllarda İngiltere?de başlatılan araştırma çalışmaları sonucunda 23 Ekim 1972 tarihinde BBC, CEEFAX isimli bir sistemin duyurusunu yaptı. Aynı yıl ITV, ORACLE isimli sistemini duyurdu.


TEKNİK ÖZELLİKLER:
Bu bölümde teleteks sisteminin temel çalışma mantığını anlatmaya çalışacağım. Teleteks, izleyicilerin gerçekleri (bu kelime BBC?nin CEEFAX sistemini tanıtmak için kullandığı 1975 tarihli belgeden alınmıştır) televizyon ekranlarında yazılmış ve çizilmiş olarak görmelerini sağlayan bir sistemdir. Bir teleteks yayınını iki ana bölümde inceleyebiliriz. İlk bölüm teleteks sayfalarının hazırlandığı sunucu bölümü, diğeri de yayının alındığı alıcı bölümü.
TÜRKİYE'DE TELEMETİN:
Türkiye?de teleteks yayıncılığını, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu başlatmıştır. 3 Aralık 1990 tarihinde deneme yayını olarak başlatılan teleteks hizmeti (TELEGÜN) bu gün geniş içeriği ile bir bilgi kaynağı haline gelmiştir. TRT?nin öncülüğü ile Türkiye?de tanınmaya başlayan sistem, kod çözücülü televizyon sayısının artmasına paralel olarak diğer yayın kuruluşları tarafından da verilmeye başlanmıştır. 1991 yılında 184.159 olan teleteks?li televizyon sayısı 1996 Mayıs ayı sonunda 4.787.911 olmuştur. 1992 yılında, yani yayına çıktıktan iki yıl sonra, kültürel etkinliklerin programlarının verildiği bir bölümü hizmete sunulmuştur. 1992 yılındaki Barcelona Olimpiyat Oyunları ile ilgili bilgilerde teleteks kullanıcılarının hizmetine sunulmuştur. 1993 yılında kitap eleştirilerinin ve yeni çıkan kitaplarla ilgili bilgiler, önemli günler, resmi gazete haberleri, ekonomi haberleri, para ve döviz ile ilgili bilgilerin yer aldığı bölümler hizmete sunulmasıyla toplam sayfa sayısı Mart 1993?de 450?yi bulmuştur. Günümüzde eklenen yeni bölümlerle (son olarak turizm sayfaları eklenmiş) en kapsamlı teleteks içeriği TRT tarafından verilmeye devam edilmektedir.
KAYNAKLAR:
1.European Telecommunication Standard Enhanced Teletext Specification (ETS 300 706) 2.Teleteks Tanıtma Semineri Notları ETSI Technical Report Television systems; Register of Country and Network Identification (CNI) and of Video Programming Systems (VPS) codes. (TR 101 231 V1.2.2)
Pazartesi, Aralık 11, 2006
e-imza
Sempozyumda dile getirilmeyen bir ilginç fırsat DVB-T ile birlikte satın alınması gerekecek Set Üstü Kutularla akıllı kartların okunabilecek olduğu gerçeği. Eğer doğru kutular ve konfigürasyon seçimi yapılırsa ve e-devlet uygulamalarının bir kısmı DVB-T platformuna taşınırsa beklenmedik bir hızla e-imzanın yaygınlaşması sağlanabilir. Bu konuda İtalya örneğinin iyi incelenmesi gerekiyor.
Perşembe, Aralık 07, 2006
IPTV, BT Vision
Konu ile ilgili ayrıntılar için aşağıdaki bağlantılardan yararlanabilirsiniz.
http://www.btvision.bt.com/index.html
http://www.streamingmedia.com/press/view.asp?id=5846
Ne diyelim darısı ülkemizin başına :)
Çarşamba, Aralık 06, 2006
Sabah gazetesi, tıkla dinle

Ne gerek var demeyin. Benim de sıklıkla kullandığım bir hizmet. Bir şeylerle uğraşırken alttan gelen haber okumaları işimi kolaylaştırıyor. Engelliler ve okur yazar olmayanların da kullanabileceği bir hizmet.
Nazım Kültür Ajandası
Pazartesi, Aralık 04, 2006
Puslu Camın Arkasından, Sadun AREN, kitapYorum

Kitabın son bölümleri, Aren'in günümüzde sosyalizm yolunda verilecek mücadelelerle ilgili görüşlerini içeriyor. Bu bölümleri tek başına okuduğunuzda sosyalizmden vazgeçmiş, özelleştirme yanlısı (kitapta bu yöndeki fikirlerin iktisadi nedenlerini iyi incelemek lazım) deyim yerindeyse geçmişte yaptığı hataların farkına varmış bir eski tüfeğin anıları sanabilirsiniz. Aslında dikkatli okunduğunda son bölümü tek başına okusanız bile böyle bir kanıya ulaşmak olanaksız. Ancak, Sadun Aren'in tespitleri uygulamada yapılan hatalara yönelik. Geçmişte sosyalist devrim olana kadar bir çok sorun tartışılmazken, günümüzde var olan sistem içerisindeki iyileştirme çabalarının mücadeleye katkı sağlayacağını söylüyor Aren ve aşağıdaki kısa alıntıdan da anlaşılacağı gibi hala sosyalist olduğununun altını çiziyor.
Sosyalizm öyle kurulacak bir şey değil, bir yaşama biçimi. Oraya yaşanarak gelinir. Bundan dolayı da küreselleşmeyi olumlu bir aşama olarak görüyorum. Çünkü sosyalizmin barışçılığı, sömürünün ortadan kaldırılışı olursa, global çapta olur. Dünyanın başka yerinde vahşet varken, siz kendi ülkenizde sosyalizm yapamazsınız. Onun için bu tür sosyalizmin bir ön gereği de globalleşmedir. Globalleşmeye bağlı olan her şey insanlığın kazanımıdır. İnsanlığın ileri atılmış bir adımıdır. Eski tip sosyalizmi bu bakımdan biraz geri buluyorum.
Sol hakkında kelam edenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap. Geçmişte bu uğurda mücadele vermiş olanların deneyimlerini paylaşmalarının yararı bu kitapla bir kez daha görülüyor. Puslu Camın Arkasından'ı herkese öneririm. İyi okumalar...
Takva, filmYorum
Erkan Can, Gemide filminden bu yana takip ettiğim ve çok başarılı bulduğum oyunculardan. Mahallenin Muhtarları dizisindeki Temel karakterindeki rolünün sahip olduğu olanakları sergilemeye uygun olmadığını düşündüm Gemide'deki rolünü izleyince. Televizyon dizileri ile filmler farklı oluyor elbette.Zor bir konuyu, oldukça başarılı bir şekilde yansıtmış yapımcılar. Dünyanın her yerinde din ile ilgili filmler yapmak zor iştir. Hele ülkemizde, bu günlerde, böyle bir konuyu ele almak başlı başına bir cesaret. Filmi izleyince bu zor işin altından kalmak için çok akıllıca bir yol izledikleri görülüyor. Olayları Muharrem Efendi (Erkan Can) gözünden izleyince tarikatın dünyevi işlere ne derece bulaştığını bilemiyoruz. Tarikatların Ankara ile ilişkileri ve büyük mal varlıkları dışında olumsuz olarak değerlendirilebilecek bir gönderme yapılmamış. Muharrem Efendi'nin bu tür durumları farketmesi olanaklı olmadığı için filmde böyle bir şey görmüyoruz.

Tek amacı iyi insan olmak olan Muharrem Efendi, bu amaca ulaşmak için din kurallarına harfiyen uyup kendini günaha sokacak dünyevi işlerden olabildiğince uzak durmaya çabalıyor ömrü boyunca. Ancak, bu mücadelesinde bir yere kadar başarılı olabiliyor. Geceleri rüyasına giren gizemli kadının gerçek kimliğini öğrendiğinde ipler kopuyor.
Olağan üstü performansıyla Erkan Can, Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü filmindeki rolünü anımsatan bir oyunculukla Güven Kıraç, görmüş ve ermiş bir şeyh yorumuyla Meray Ülgen ve Settar Tanrıöğen'in filme katkıları büyük. Zikir sahneleri, dozunda kullanılan etkileyici müzik, oldukça etkileyici görüntülerle Takva Türk sinema tarihinde önemli yer tutacak bir film...
Cuma, Aralık 01, 2006
Dondurmam Gaymak, filmYorum
