Pazartesi, Aralık 25, 2006

Cenneti Beklerken, filmYorum


Derviş Zaim'in filmlerini izlemişler için şaşırtıcı bir film Cenneti Beklerken. Serhat Tutumluer ve Melisa Sözen başta olmak üzere güçlü oyunculuklar, İstanbul Kanatlarımın Altında gibi tarihi filmlerle kıyaslandığında başarılı eski İstanbul canlandırmaları, iyi seçilmiş mekanlar, dönemin havasını yansıtan kostümlerle iyi film için gerekli koşullar yerine getirilmiş. Kullanılan müzikler Rahman Altın imzasını taşıyor. Filmin genel havasını destekler nitelikte. 17. yüzyılda Osmanlı (istanbul) ve Anadolu'nun birbirlerinden ne kadar kopuk olduğu, bir yanda hanlar hamamlar içinde yaşanırken diğer yanda alabildiğine sefaletin varlığı vurgulanmış. İnsan hayatının iki dudak arasında olduğu o günlerde insan kalabilmenin zorlukları çarpıcı dille aktarılmış.
Filmde ön planda nakkaş Eflatun Efendi'nin yaşadığı aşk ve hayatta kalma mücadelesi varken arka planda nispeten daha adil davranacağını vaadeden Şehzadenin yaşadıkları görülüyor. Belki zorlama yorum olacak ama Şehzadenin kişiliğinde insanca yaşam ile sömürü arasındaki bitmez mücadelenin bir bölümü olarak yorumlanabilir bu alt hikaye. Burdan hareketle filmin sonunda nakkaşın çırağının bu düşe vurulmuş olmasını, Eflatun Efendi'nin çırağına söylediklerini farklı algılayabiliriz. Zaim'in sinemasını sevenleri şaşırtan, belki biraz üzen değişik bir yapım. İyi seyirler...

Hiç yorum yok: