Çarşamba, Ekim 11, 2006

Tek Kişilik Düet, tiyatroYorum


Bahçemdeki Ayı oyununa niyetlenip gitmiştik Şinasi sahnesine. Salondaki büyük boşlukları oyunun epeydir oynamakta olmasına bağlamıştık. Oyun başlayınca farkettik ki Bahçemdeki Ayı değil. Sonra kapıdaki afişlerin sonraki oyuna ait olmadığını, salonun girişindeki panoda 2 kişinin fotograflarının olmasının bir başka anlamı olduğunu kavradık. Bahçemdeki Ayı, sanatçılardan birinin rahatsızlığı nedeniyle iptal edilmiş, yerine İstanbul Devlet Tiyatrosu'nun Tek Kişilik Düet isimli oyunu sahneleniyormuş.
Değişikliğe başta üzülsek bile, oyunu görmeyi çok istiyorduk, Tek Kişilik Düet'i izledikçe üzüntümüz gitti. MS hastalığına yakalanmış ünlü bir keman sanatçısının hastalıkla, yaklaşan ölümle ve genel anlamda hayatla mücadelesinde, ünlü bir bestekar olan kocasının ısrarıyla görmeye başladığı psikiyatrist ile yaptığı görüşmelerden oluşuyor oyun. Hayatınızı adadığınız mesleğinizi yapamaz duruma gelirseniz, hatta yaptığınız (uğraştığınız) bir yerde sizin hayatınız olmuşken onu yapamaz duruma gelirseniz yaşamanın anlamı kalır mı? Oyun, kalır diyor. Bence de kalır...
Ankara Şinasi sahnesinde Ekim ayının başında sergilenen oyun turneye gelirse kaçırmayın derim.

Hiç yorum yok: