Ana içeriğe atla

The Subtitle (yani altyazı)

Türk Dil Kurumu Başkanı yaptığı konuşma ile duygularımı dile getirdi; Mal gibi isimler koyacağınıza adam gibi isimler koyun diyerek. Mall mol diye okunuyormuş, büyük alış veriş merkezi anlamına geliyormuş bunu bilmemek cehaletmiş tüm dünya buna böyle diyormuş gibi çeşitlendirilebilecek açıklamalar beni tatmin etmiyor. Migros ya da Gimat alış veriş merkezi olunca daha az anlaşılır olmuyor diye düşünüyorum. Neyse, lafı uzatmayayım. Bu yazının konusu alış veriş merkezinin adı değil zaten. Orada bulunan The Subtitle (Altyazı) isimli mekan.
Oldukça iyi tasarlanmış oturma grupları, mobilyalar ve yemek takımları ilk girişte karşılayan görevliler etkileyici. Menü hakkında bilgi sahibi garsonlar hizmette kusur etmiyorlar. Büyük kaseler içerisinde servis edilen bol malzemeli salatalarını denedik. Genelde salata ile doyamayan birisi olarak beni bile doyuran ve memnun eden salatalar var. Peynir salatası istedik, çeşit çeşit peynir ve cevizden oluşan bir tas salata geldi önümüze. Nasıl bitireceğimizi bilemedik. Bu güzel hizmetin karşılığı olarak kişi başı 10 YTL civarı bir hesap geliyor. Mekanın şıklığı, hizmetin kalitesi göz önüne alınınca hesaplı denebilecek bir yer. İsimlerini değiştirmeleri dışında bir önerim yok. The Subtitle (dı sabtaytıl- altyazı) AnkaMall'in yeniliklerinden...
The Subtitle
Ankamall Alışveriş Merkezi
No:2 K107 Akköprü - ANKARA
tel (312) 541 20 06 - 07
faks (312) 541 20 08

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…