Ana içeriğe atla

Çiya

İstanbul'un Anadolu yakasının, benim için, merkezinde Kadıköy'de yer alan bir yemek / kültür merkezi Çiya. Aslına bakarsanız Kültür Bakanlığı'nın yapması gerekenleri yapıyor mekanın sahibi ve şefi Musa Dağdeviren. Ülkemizde yerel olarak yapılan ve sevilen yemekleri araştırıyor. İl il köy köy dolaşıp, türkü derleyen ozanlar gibi, yemek tarifleri derliyor. Malzemeler doğal yöntemlerle elde ediliyor. Lezzetli yemekler ve kebaplar, pişirme usüllerine uyularak, modern dünyanın koşuşturmasına inat, sakin sakin hazırlanıyor.
Yemek ve Kültür isimli 3 aylık dergiyi de çıkartan Musa Bey, Çiya ile bir çok uluslararası dergiye konu(k) olmuş. Bizim keşfimizden çok önce meşhur olmuştu yani. Ancak, halen mütevazi bir yer. Fiyatlar biraz yüksek gelebilir. Menüye bakmadan sipariş vermemek yerinde olur. Özellikle Ankara'da yaşayanlar dikkat etsin. Aslında Çiya'nın web sayfasına da göz atabilirsiniz. Günlük menü web sayfasında görülebilir.
Çiya'ya gidince daha önce tatmadığınız lezzetlere hazırlıklı olun. Sayfamda gördüğünüz Vişneli Kebap'ın fotografı. Tahmin edeceğiniz üzere ben çektim. İçinde bildiğimiz vişne ve küçük köfteler var. Biraz ekşi. Ancak çok lezzetli.
Caferağa Mahallesi Güneşlibahçe Sokak No:43
Kadıköy - İstanbul
(216) 300 31 90 (216) 450 23 76

Yorumlar

Ç. dedi ki…
çiya benim de en sevdiğim lokantalardan bir tanesi herhalde. yalnız biraz daha az tuzlu olsa o fiyatlar da cep yakmasa ve bol bol gidebilsek ne güzel olacak...

bir çok turist rehberinde de adı geçiyor bu lokantanın. kadıköy'de adres tarifini isteyen 5-6 tane turistle karşılaştım şu zamana kadar. belki de bu turistik havası yüzünden böyledir fiyatlar diye de düşünmedim değil tabii...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Televizyon Öldüren Eğlence / Neil Postman

Amerikalı yazar ve medya teorisyeni Neil Postman'ın 1985'te kaleme aldığı ünlü eseri Amusing Ourselves to Death, Osman Akınhay'ın çevirisi ile Ayrıntı yayınlarından çıkmış. İlk baskısı 1994 yılında yapılan kitabın benim okuduğum 2010 yılında yapılan 3. baskısıydı. Geniş kaynakça ve dizini ile birlikte 195 sayfalık kitap iki ana bölümden oluşuyor. İlk bölümde televizyona gelinceye kadar iletişim dünyasının geçirdiği evreler ve her yenilik ile günlük yaşamdaki değişiklikler irdeleniyor. İnsanların sadece yakın çevrelerinde olup bitenden haberdar oldukları, şehrin, ülkenin ve dünyanın geri kalanından bihaber oldukları dönemleri hayal etmek bile zor günümüzde. Telgrafın keşfiyle işler değişmiş. 27 Mayıs 1844'te Amerika'da ilk telgraf hattının kurulmasından yalnızca dört yıl sonra Associated Press'in kurulmasıyla "bütün ülkede hiçbir yerden gelmeyen, özel olarak hiç kimseye hitap etmeyen haberler ağır basmaya başladı" (s.80)
Postman, günümüzden 25 yıl önce y…

Net olan tek şey: Netflix değiştirir

Sektör etkinliklerini 2011 yılından bu yana takip eden birisi olarak Netflix'in Türkiye pazarına girişini, uzunca bir süredir bekliyordum. 2013 yılında Londra ve Talin'de takip ettiğim iki sempozyumda da en çok konuşulan konu Netflix'ti. Aslında Netflix ile ilgili ilk yazımı, Avrupa'da esen OTT rüzgarını değerlendirdiğim 2011 yılında yazmışım
2013 yılında, televizyon yapımları için verilen ödülleri toplayan House of Cards da Netflix için üretilen bir içerikti. Belki haber bundan ibaret olsa, televizyon dünyası açısından çok önemli olmayabilir. Sonuçta Digitürk'ün platform kanalı için ürettirdiği Bir Erkek Bir Kadın adlı uyarlama da çok tuttu örneğin. Ancak House of Cards, TV pazarını ve işleyişini kökten sarsıcı özellikler taşıyordu. Öncelikle, yapımcıları dizideki ilişkiler ağının bir pilot bölümde anlatılamayacak kadar karmaşık olduğunu bu yüzden bir sezon için sipariş verilmesini istediler, pilot bölüm olmaksızın. Ülkemizdeki işleyişin ayrıntılarını tam bilmiyo…

Çocuk Davamız 1 / Kazım Karabekir

Ankara'da sahaf denilince pek akla gelmez Küçükesat tarafları. En bilindik mekanlar Kızılay'daki pasajlar olsa da aslında Küçükesat, kitap meraklıları için önemli adresler barındırır. Bu adreslere başka bir yazıda değinmek üzere başlığa döneyim, bir not ekleyerek. Kazım Karabekir, Osmanlı'nın son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk yıllarına tanıklık etmiş isimler arasında en çok anı bırakanlardan birisi sanırım. Anıların çokluğu ile 1925 - 1938 arası zorunlu yalnızlığının etkisi büyüktür gibi geliyor bana. Bu durum da ayrı bir yazı konusu olsun...
Çocuk Davamız 1, Emre yayınları'nın Cumhuriyet Tarihi Serisi'nin 9. kitabı olarak yayınlanmış. Bende 2000 yılında yapılan beşinci baskısı var. İlk baskısı ise 1995 yılında. 330 sayfalık kitap sert bir cilde sahip. Kitabın ikincisi de var. Geçenlerde bu Küçükesat civarındaki bir sahaftan Karabekir'in yazdıklarının 10 cildini satın aldım 100 TL karşılığında. Sanırım Yapı Kredi Yayınları bu eserleri yeniden düzenleyerek büy…