Pazartesi, Nisan 04, 2005

Hayatın Bunaltıcı Yüzü (2)

3 hafta kadar önce bu serinin ilkini yazmıştım. Aslında daha kısa bir süre sonra ikincisini yazmayı planlıyordum ama araya hep başka işler girdi. Kısmet bugüneymiş. İlk yazıda sabit mesainin sıkıcılığından, kişiye ait zamanın kısalığından dertlenmiş ve devam yazılarında bu işin nasıl daha katlanılabilir olabileceğinden bahsetmiştim. Bu yazıda ve izleyenlerde bunu yapmaya çalışacağım.
Öncelikle hemen belirteyim var olan düzeni veri kabul edip önerilerde bulunacağım. Düzen değişikliği içermeyen öneriler olacak yaptıklarım. Aksi durumda çok farklı seçenekler sunulabilir. Neyse. İlk önerim sabit mesainin olabildiğince esnetilmesi. Aslında bu öneri yeni bir buluş değil. Kimi ülkelerde kimi sektörlerde yıllardır uygulanıyor. Sistem şöyle işleyecek: Normal mesai (9-18 ya da 8.30-17.30 gibi) çalışanlar gün içerisinde 10-15 arası iş yerinde olmak zorunda olacaklar her zaman olduğu gibi. Haftalık toplam mesai süresi aynı kalacak. Hafta içi 07-21 arası istediği saatler çalışarak haftalık toplam mesai süresi doldurulacak.
Bu sayede istediğiniz gün 16.45 seansında sinemaya gidebileceksiniz. Ya da sabah 7'de gelip ertesi gün erken çıkabileceksiniz. Diyelim o gün akşam çalışmal istiyorsunuz, sabah 10'da gelip gece 21'e kadar çalışın.
Öneri ilerleyen yazılarda biraz daha gelişecek. Örneğin neden herkes aynı gün haftasonu tatili yapıyor? İlerleyen yazıları bekleyin...

Hiç yorum yok: