Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ermeniler ve İttihat ve Terakki / Arsen Avagyan - Gaidz F. Minassian

Yakın tarihimize dair kitapları okumayı sürdürüyorum. Daha önce bir kaç kez yazdığım gibi, "bildiğim bir noktaysa - bilmediğim çevresi kadar." Okudukça, daha çok okumam gerektiğini görüyorum. Sanırım ömrümün geri kalanını bu 70 seneyi (1876-1946) anlamaya çalışarak geçireceğim :) Kitabın tam adı biraz daha uzun: "Ermeniler ve İttihat ve Terakki / İşbirliğinden Çatışmaya".  Avagyan, Erivan doğumlu ve Moskova Devlet Üniversitesi'nde "Osmanlı İmparatorluğu ve Kemalist Türkiye'nin Devlet - İktidar Sisteminde Çerkeslerin Rolü" başlıklı doktora tezi sahibi. Bu çalışma Belge yayınlarınca kitap olarak basılmış.  Minassian ise Paris doğumlu. Paris Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde doktora eğitimi yapmış.  Kitap aslında Avagyan tarafından yazılan İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Ermeni Siyasi Partileri Arasındaki İlişkiler başlıklı makale ile Minassian tarafından yazılan Birinci Dünya Savaşı Öncesinde İttihat ve Terakki Cemiyeti ile Ermeni Devrimci…
En son yayınlar

Hatıralarım / Hilmi URAN

Tarihimizi iyi öğrenmemiz gerektiğine inanıyorum. "iyi öğrenebilmek" için çok çaba harcamak gerekiyor, ne yazık ki. Okullarımızda anlatılan yakın tarih fazlasıyla yetersiz ve özensiz. Tarih dersleri konusu, ayrı bir yazıda ele alınacak kadar uzun.  Hilmi Bey, 1886 doğumlu. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine denk gelen öğrencilik yıllarında İstanbul'da Mülkiye Mektebi'nde eğitim görmüş. Menemen ve ardından Çeşme Kaymakamlığı ile başlayan çalışma hayatı boyunca Antalya ve Adana valiliği ile Kars mülkî amirliği yapmış. Siyasi hayatında ise Cumhuriyet Halk Partisi müfettişi, Adana ve Muğla mebusu ile Adalet, Nafia ve Dahiliye Bakanı olarak hizmet sunmuş. Oldukça ayrıntılı ve belgelerle dolu bir anı bırakmış Uran. İlk baskısı, Ayyıldız Matbaası tarafından 1959 senesinde yapılan ve Hatıralarım adını taşıyan anılarında, Osmanlı'nın dağılması, Birinci Cihân Harbi ve Millî Mücadele senelerinde sivil hayata dair çok ilginç anektodlar var. Eserin yeni baskılarını

blogda pek yakında - kitap

Bunu daha önce bir kaç kez yaptım. Sonrasında sıkılınca bıraktım. Muhtemelen aynı şeyler yaşanacak. Bir kaç ay, heyecan ile yazacağım. Sonra sıkılıp devam etmeyeceğim :) Bir kaç hafta içerisinde blogda yer vermek istediğim 4 kitap: Hatıralarım / Hilmi URANOsmanlı döneminde dünyaya gelmiş Hilmi Bey. Mülkiye mezunu. Osmanlı zamanında başladığı kamu yöneticiliği hayatında Cumhuriyet döneminde milletvekilliği ve bakanlıklar yaparak devam etmiş. Anılarının tarihi 1959. Dönem araştırmacılarına eşşiz kaynaklar sunuyor. İş Bankası Kültür yayınlarında yeni baskıları bulunan bu önemli eserin ilk baskısından (1959 tarihli)  okumak ayrı bir keyif.
Beyaz Geceler / DostoyevskiDostoyevski okumak her zaman ayrı hazlar veriyor. Öykülerden oluşan bir kitap. Beyaz Geceler, bu öykülerden birinin adı. Ermeniler ve İttihat ve Terakki İşbirliğinden Çatışmaya / Arsen Avagyan - Gaidz F. MinassianYakın tarihi öğrenmek için farklı kaynaklardan okumak şart. Bu kitap, iki doktora tezinden oluşturulmuş. İttihat ve Te…

vegan / vejeteryan ya da hiçbiri

Bu yazıyı yazmak yerine bir kaç yazıyı silebilirdim. Böyle yapmak daha kolay olsa bile dürüst kalmayı tercih ettim. Bundan bir kaç ay kadar önce bir sabah vegan olmam gerektiğini düşünüp uygulamaya koymuştum. Hatta, bu kararımın ay dönümlerinde ne kadar isabetli bir karar verdiğime dair yazılar yayınladım.  Ancak, vegan beslenme ile kilo artışı birlikte ilerledi. Gerek hayatın, bu yaşa kadar alıştığım zevklerinin baskısı, gerekse kilomda tarihi zirveler görmeye başlamam vegan, ve sonrasında vejeteryan, olma kararımından vazgeçmeme yol açtı. Vegan olup sağlıklı kilosunu koruyan, dünya zevklerinden uzak kalmayı başaran herkesi gönülden kutluyorum. Hedonist olmasam bile peynirden vazgeçmem zor görünüyor. 2019, dürüstlük yılı olsun benim için...

2019 planları

İleride dönüp bakmak adına, kendime not niteliğinde yazdım 2019 hedeflerini. Bize ne diyebilirsiniz. Bu durumda, okumadan bir sonraki yazıya geçmenizi öneririm.   Plan yapmayı da yapanı da sevmem. Belki yaptığım planların başarısız olmasından kaynaklanıyor bu durum. Sevmesem bile arada plan yapmak gerekiyor. Özellikle kaynak kıt olduğunda... En önemli ve en kıt kaynağımız, şüphesiz zaman. Süresini bilmediğimiz ama sınırlılığından emin olduğumuz bir "şey". Onu daha "keyifli" daha "doyurucu" ve daha "faydalı" geçirebilmek için arada plan yapmak fena fikir değil. Keyifli, doyurucu ve faydalı kelimelerini tırnak içerisine aldım, çünkü her üçünün de tanımı kişiden kişiye göre değişir.  Bu uzun ve muhtemelen gereksiz girişin ardından gelelim 2019 planlarına... Çok çok uzun senelerdir istediğim ama bir türlü denk getiremediğim bir "öğrenme süreci" yaşamak istiyorum. Pek çoklarından farklı düşünüyorum eski alfabemiz hakkında. En azından harf devri…

Netflix değiştirir demiştim, değiştiriyor

Bundan üç sene kadar önceydi. Netflix, aralarından Türkiye'nin de olduğu, yüz kadar ülkede hizmetini sunmaya başlamıştı. O günlerde yazdığım yazıdan bir alıntı: Gelelim sadede. Netflix, dönüştürür. Girdiği pazarlara etkileri büyük oldu. Artık bağlantı paylaşmayacağım ancak google'a netflix tv market change yazdığınızda karşınıza çıkacak yazılara da bakmanızı rica edeceğim. 
Bendeniz de sektörde 20 yıla yaklaşan deneyimlerimin ışığında iki kelime ile durumu özetlersem: Netflix, değiştirecektir. 
Adil kullanım kotası varken bile 3 MB'e inen hızlarda sorunsuz çalışan teknolojisi, eş anlı olarak 2 farklı cihazdan HD kalitesinde içeriklere ulaşıma izin veren abonelik sistemi ve son derece kaliteli yapımları barındıran zengin kütüphanesi ile adından her geçen gün daha fazla söz ettiriyor NETFLIX. Yakın zamanda ilk yerli yapımı Muhafız: Hakan ile tüm dünyada İstanbul tanıtımını beğenilere sundu. İlk iki sezonu çekilmiş olan Muhafız'ın 3 ve 4. sezonları için de anlaşma sağlanmış.…

Fahrenheit 451 / Ray Bradbury

Distopya, kötü gelecek tasviri olarak adlandırılıyor. Geleceğe umutsuz bakan kitaplar. Umutsuz/karamsar yerine gerçekçi demek daha doğru geliyor bana. 1984'ü okuduğumda da bunu düşünmüştüm. 1953 yılında yazılmış Fahrenheit 451. Bizim kullandığımız sıcaklık ölçü birimi Celcius'a dönüştürürsek, 232 derece. Kağıdın tutuşma sıcaklığıymış. En azından yazar Bradbury'e öyle söylenmiş, o da romanının adında kullanmış. Roman, gelecekte geçiyor ama son tüketici elektroniği fuarında, ekranı hoparlör olan, 2.5 metrelik duvar ekranlar, tam da Fahrenheit 451'de anlatılanlar gibi. Kitap okumak için ayrılan süreler, kitap okuyanların toplumun çoğunluğunca maruz bırakıldığı muamele, bilgileri heran değişebilecek mecralardan edinmemiz... Sanki gelecek, o kadar da uzak değil. Sonu ve genel havası bakımından umutsuz bir distopya değil Bradbury'nin çizdiği. Aksine, her türlü zorluğa ve baskıya karşın yılmayan bir grup insan, bir gün dünyanın kaderinin yeniden değişebileceğine inanıyor. B…